U36O. Devri A'lâ duası Muhyiddin-i Arabî Hazretlerinin tertip buyurdukları son derece kıymetli, tesirli, bir dua hâzinesidir. Hassaları pek çoktur. Aç okursa doyar. Fakir okursa servet ve gınaya erişir. Hapis okursa selamete erer. Çok kimseleri ipten almıştır. Bu kıymetli duayı vird edinen kimseyi herkes sever. Hürmet eder. Mertebesini Cenabı Hakk her an yükseltir. Kendisini her türlü kötülüklerden korur. Düşman şerrinden, ağrı ve ızdıraplardan uzak tutar. Dualarını kabul buyurur. Hacetlerini isaf eder. Ümmü sıbyan, romatizma, kanser, delilik gibi dert ve belalardan mahfuz olur. Sihir tutmaz, evvelce yapılmışsa bozulur. Kendisine ilim ve zihin açıklığı yerilir. Hafızası kuvvet bulur. Rızkı bol ve malının bereketi çok artar. Devri A’lâ’ya başlarken okunacak dua “Bismillâhirrahmânirrahîm. Allahümme innî es’elüke en tağmisenî fî hazel lücceti bahra ehadiyyetike ve tamtâme vahdâniyyetike hattâ ahruce ilâ siati fedai rahmetike ve fî vechî lemeânül kurbi min âsâri rahmâniyyetike mehâben bi heybetike azizen bi ınâyetike kaviyyen bi izzetike ve elbisnî hileal ızzi vef kabûli ve yessir lî menahicel vasli vel vüsûli ve tevvicnî bi tâcis sekîneti vel vekâri ve elif beynî ve beyne ahbâbike fî dârid dünyâ ve dâril karârı vec’al lî min ismikel azıymil a’zamil mutlakı satveten ve heybeten tenkâdü lî bihâ cemîul kulubi vel ervâhu ve tahdau lî bihen nüfûsu vel eşbâhü yâ malikü zellet lehû rikâbül cebâbirati ve hadaat lehül ferâınetü yâ mâliked dünyâ vel âhırati ve lâ havle ve lâ kuvvete illâ billahi aliyyil azıymi ve sallallahü alâ seyyidinâ muhammedin ve âlihî ve sahbihi ve selemle vel hamdü lillâhi rabbil âlemin.” Bu duadan sonra 21 Besmele-i Şerif okuyup Devri Alâ’ya başlanır. Elhamdulillahi Rabbil vesselamu ala seyyidina Muhammedin ve ala alihi ve sahbihi ecmain. 1 Allahümme Yâ Hayyû, Yâ Kayyûm, bike tehassantu fahminî bi himâyetî kifâyetî vikâyetî hakîkatî burhânî hırzî emânî “Bismillâhi” Fatiha/1 2Ey Evvel , Ey Ahir. Dahil eyle beni o kıymetli dairenin içerisine “Bu ALLAH’ın bir bağışıdır , Allah’ın yardımından başka hiçbir kuvvet yoktur” hazinesinin dairesinin içindeki gaybi sırlarla, 2 Ve adhilnî Yâ Evvelû,Yâ Ahirû,fiy meknûnil ğaybî sırri dâiretî kenzî “Mâşâallâhû lâ kuvvete illâ bîllahî” Kefh/39 3Ey Haliym ,Ey Settar nasip eyle, hicabı,korunma ve kurtulmayı “Allâh ipine sımsıkı sarılın” ayetindeki gibi. 3 Ve esbül allahümme Yâ Halîmü,Yâ Settâru,kenefe setri hicâbî sıyânetî necâtî “Vea’tesımû bihablîllâhi” Alî imrân/103 4Ey Muhit, Ey Kadir . çevir Etrafımı eman ve ihata surlarıyla “Bu daha hayırlıdır. İşte bu Allah’ın âyetlerindendir” âyetinin şanından,azametinden izzetinden ve ululuğundan. 4 Vebnî Yâ Muhîtû,Yâ Kâdirû,a’leyye sûre emânî ihâtatî mecdî sürâdikî i’zzî a’zametî “żâlike ḣayrunc żâlike min âyâtiAllâhi” Araf/26 5Ey Rakiyb, Ey Mucib . , koru ve savun. lütfen beni,nefsimi,ailemi,dinimi,malımı,evlatlarımı,evimi “Allah’ın izni olmadıkça onlara hiçbir şey zarar vermez” ayetinin manasıyla, korumasıyla, hürmetiyle 5 Ve ei’znî Yâ Rakıbû,Yâ Mucîbu,vahrusnî fî nefsî ve dînî ve ehlî ve malî ve veledî,ve dârî, bi kelâetî iâzetî iğâsetî “Ve leyse bidârrihim şey-en illâ bi-iżniAllâh” Mücadele-10 6Ey Mani, Ey Dafi, lütfen beni koru şeytanın, sultanın ve herhangi bir zalimin veya haklarımı gasb etmek isteyen zorbanın şerrinden. “Allah’ın azâbından kendilerini saracak bir felâket” ayetindeki, Esmalarınla, 6 Ve kınî Yâ Mâniû,Yâ Dafiû,bi âyatike ve esmâîke ve kelimâtike min şerreşşeytân vessultan fein zâlimin ev cebbârin biğâ a’leyye ahâzetuhû “ġâşiyetun min ażâbiAllâhi” Yusuf/107 7Ey Muzill, Ey ol. Eğer zulmedici kulların ve onların yardımcıları bana kötü tuzak hazırlamışlarsa “Allah’ın bir bilgiye göre saptırdığı, kulağını ve kalbini mühürlediği, gözünün üstüne de perde çektiği kimseyi gördün mü? “ ayetindeki gibi bir perde koyarak, 7 Ve neccinî Yâ Muzill,Yâ Muntekim,min a’bîdîkez zâlimin el bâğine a’leyye ve e’vânîhîm fe in hemme lî ahadun minhüm bi sûin hazelehûllâhû “ Ve ḣateme alâ sem’ihi ve kalbihi ve ce’ale alâ basarihi ġişâveten femen yehdîhi min ba’diAllâhi” Casiye/23 8Ey Kabız,Ey Kahhar. Kafi ol bana tuzak kuranların mekirlerine, hilelerine, azaplarına karşı. rezil, horlanmış, mağlup ve aşağılanmış olarak ” Artık Allah’a karşı kendisine yardım edecek avanesi olmadığı gibi, o, kendini savunup kurtarabilecek kimselerden de değildi.” âyetinin, içerdiği hüsran, değişme ve yok etme vaadi uyarınca . 8 Vekfinî Yâ Kâbiz,Yâ Kahhâr,hadîa’te mekrîhîm vardudhûm a’nnî mezmûmîne, mez’umiyne, medhûrîne bi takhsîrî tağyîrî tedmîrî “femâ kâne lehu min fi-etin yensurûnehu min dûniAllâhi” Kasas/81 9Ey Subbuh, Ey Kuddüs lezzetini lütfen bana tattır “Beri gel, korkma. Çünkü sen emniyette olanlardansın” ayetindeki münacatın. 9 Veeziknî Yâ Subbûh,Yâ Kuddûs,lezzete münâcâtî “akbil velâ teḣafs inneke mine-l-âminîne” bi fadzlîllâhi”. Kasas/31 10Ey Darr,Ey Mumit zevalini tattır zalimlere vebalini, nikalini ” Böylece zulmeden toplumun kökü kesildi. Hamd, alemlerin Rabbi Allah’a mahsustur. “ ayetinin sırrıyla. 10 Ve ezikhûn Yâ Dârr,Yâ Mumît,nekale,vebâlî, zevâlî “Fekuti’a dâbiru-lkavmi-lleżîne zalemûcvelhamdu liAllâh” En’am/45 11Ey Selam, Ey Mü’min, Ey Müheymin. Beni de emin kıl, huzurlu devletlerinin, cevvaliyetlerinin heybetinden caydırıcılığından “Dünya hayatında da, ahirette de onlar için müjde vardır. Allah’ın sözlerinde hiçbir değişme yoktur” âyetinin gayesi,nihayeti ve bidayeti ile 11 Ve eminnî Yâ Selâm,Yâ Mü’min, Ya Müheymin savlete cevleti devletîl âdâî bi ğayâtî bidâyetî ayâtî “Lehumu-lbuşrâ fî-lhayâti-ddunyâ vefî-l-âḣiratic lâ tebdîle likelimâtiAllâhic” Yunus/64 12Ey A’zim ,Ey Muizz, beni taçlandır “Onların inkarcıların sözleri seni üzmesin. Çünkü bütün izzet ve üstünlük Allah’ındır. O, işitendir, bilendir.” ayetindeki celallik sultanlığının, saltanatının ve gururunun verdiği azametli, korkutucu tacınla Ya Rabbi. 12 Ve tevvicnî Yâ A’zîm,Yâ Muiz’zu,bi tâcî mehâbetî kibriyâî celâlî sultânî melekûtî i’zzi a’zametî ,ceberuti“Velâ yahzunke kavluhumm inne-l’izzete liAllâhi” Yunus/65 13Ey Celil, ey Kebir, “. Kadınlar onu görünce, onun büyüklüğünü anladılar. Şaşkınlıklarından ellerini kestiler ve dediler ki Haşa Rabbimiz!”ayetinin sırrıyla verdiğin celal,cemal,kemal, ikbal cübbesini bana da giydir Ya Rabbi. 13 Ve elbisnî Yâ Celîl,Yâ Kebir,hila’te celâlî,cemali,kemali, ikbâlî “felemmâ raeynehu ekbernehu vekatta’ne eydiyehunne vekulne hâşe liAllâhi” Yusuf/31 14 Ey Aziz, Ey Vedud bana ilka et “İnsanlardan bazıları Allah’tan başkasını Allah’a denk tanrılar edinir de onları Allah’ı sever gibi severler. İman edenlerin Allah’a olan sevgileri ise onlarınkinden çok daha fazladır” ayetinin şefkatinden, letafetinden ve sıcaklığından bir sevgiyi katından, böylece bu kullarının gönülleri sevgi, saygı ve muhabbetle bana boyun eğsin, bana uysun.. 14 Ve elki Yâ A’zîz,Yâ Vedûd,a’leyye mahabbeten minke tenkâd ve takhda lî bîhâ kulûbü cemiyi i’bâdîke bil mahabbeti vel mea’zzeti vel meveddeti min ta’tîfî teltîfî te’lîfî “yuhibbûnehum kehubbiAllâhis velleżîne âmenû eşeddu hubben liAllâh” Bakara/165 15Ey Zahir, Ey Batın lütfen “Allah onları sever, onlar da Allah’ı severler. Onlar mü’minlere karşı alçak gönüllü, kâfirlere karşı güçlü ve onurludurlar. Allah yolunda cihad ederler” âyetinin sırlarının, nûr’unun verdiği gücü ve eserlerini üzerimde izhar eyle. 15 Ve Azhir a’leyye Yâ Zâhiru,Yâ Bâtınu,âsâr’ü esrâri envârî “yuhibbuhum veyuhibbûnehu eżilletin alâ-lmu/minîne e’izzetin alâ-lkâfirîne yucâhidûne fî sebîliAllâhi” Maide/54 16Ey Samed, Ey Nur Vechimi aydınlat, işrak, ünsiyet ve cemalinin nuruyla “Eğer seninle tartışmaya girerlerse de ki “Bana uyanlarla birlikte ben vechimi Allah’a teslim ettim.”ayetindeki gibi. 16 Ve veccih Allahümme Yâ Samed,Yâ Nûr,vechî bi safâî cemâlî ünsî işrâkî “Fe-in hâccûke fekul eslemtu vechiye liAllâhi” Âlî imrân/20 17Ya Cemil,Ya Bedia’s semavati ve’l arz Ya Zelcelali ve’l ikram, üstünlüğümü belagatimi ve fasihliğimi ikram eyle “Dilimden şu bağı çöz. Ki sözümü anlasınlar.” Ayetideki gibi. 17 Ve cemmil’nî Ya Cemil, Yâ Bedîassemâvati ve’l arz Yâ Zelcelâli ve’l ikrâmi bi’l fesâhati ve’l belâğeti ve’l berâti “Vahlul ukdeten min lisânî Yefkahû kavlî” Taha/27-28 18Acı bana rahmetinle,inceliğinle “bu Kitab’ın etkisinden tüyleri ürperir, derken hem bedenleri ve hem de gönülleri Allah’ın zikrine ısınıp yumuşar” ayetinin sırrıyla. 18 Bi ra’fetî rahmeti rikkatî “śümme telînu culûduhum ve kulûbuhum ilâ żikriAllâhi” Zümer/23 19Ey Cebbar,Ey Şedid.. zırh gibi giydir bana heybetini ve yüceliğini düşmanlarımın zorbalığına ve gücüne karşı “Zaten yardım yalnız Allah indindendir”ayetindeki heybetinin kılıcıyla, gücüyle, şiddetiyle, dayanıklılığıyla, 19 Ve kallidnî Yâ şedîd’el betşi Yâ Cebbâru bi seyf’ül heybeti veş’şiddeti ve’l kuvveti ve’l mena’ti min be’si ceberût’î i’zzet’i azameti“vemâ-nnasru illâ min indiAllâhi” Enfâl/10 20Ey Basıt, Ey Fettah, kolaylaştır ve sevinci lütfen daim ikram eyle “. İşimi bana şu bağı çöz.” Ayetinin verdiği bilinç aydınlığını. 20 Ve edim a’leyye Yâ Bâsit,Yâ Fettâh,behcet’e meserret’i “rabbi-şrah lî sadrî. Veyessir lî emrî” Tâ’hâ/25-26 21 ikram eyle sevinç ve neşeyi “Biz senin göğsünü açıp genişletmedik mi?” ayetinideki gibi. 21 Biletâif’î ,ataifi,a’vâtif’i “Elem neşrah leke sadrake” İnşirâh/1 22 Müjdele, sevindir, galip eyle, feraha çıkar. “. O gün müminler de Allah’ın yardımıyla sevineceklerdir” ayetindeki gibi. 22 Ve bi eşairi,beşâirî “veyevme-iżin yefrahu-lmu/minûne. . BinasriAllâhi” Rum/4,5 23Ey Latif ,Ey Rauf İndir kalbime de lütfen iman, huzur ve sekine “Bilesiniz ki, kalpler ancak Allah’ı anmakla huzur bulur.” Ayetindeki gibi. 23 Ve enzil’illâhümme Yâ Latîf,Yâ Raûf,bi kalbîy’el îmâne ve’l itminâne vessekînete vel vakara liekûne min’ellezîne âmenû “vetatme-innu kulûbuhum biżikriAllâhi” Ra’d/ 28 24Ey Sabur,Ey Şekur Dök üzerimize sebat,yakin ve temkini“ Nice az sayıda bir birlik Allah’ın izniyle çok sayıdaki birliği yenmiştir” ayetindeki gibi 24 Ve efriğ a’leyye Yâ Sabûr,Yâ Şekûr,sabr’ellezîne tedarra’ü bi sebât’i yakîn’î temkîn’î “kem min fi-etin kalîletin ġalebet fi-eten keśîraten bi-iżniAllâhi” Bakara/249 25Ey Hafiz, Ey Vekil, koruyucum ve vekilim ol önümden, arkamdan, sağımdan, solumdan, üstümden ve altımdan her yönden “Onun önünde ve arkasında Allah’ın emriyle onu koruyan takipçiler melekler vardır.”ayetinin, şahidleriyle, tanıklarıyla, askerleriyle. 25 Vahfeznî Yâ Hafîz,Yâ Vekîl,min beyni yedeyye ve min halfî vea’n yemînî ve a’n şimâlî ve min fevkî ve min tahtî bi vucûdî şuhûdî cûnûdî “Lehu mu’akkibâtun min beyni yedeyhi vemin ḣalfihi yahfezûnehu min emriAllâh” Râd/11 26Ey Sabit,Ey Kaim ve Ey Daim sabit eyle ayaklarımı “Siz, Allah’ın size haklarında hiçbir hüküm indirmediği şeyleri O’na ortak koşmaktan korkmazken, ben sizin ortak koştuğunuz şeylerden nasıl korkarım” ayetinde sözü geçen, burhan sahibi kimseler gibi 26 Ve sebbit Allâhumme Ya Sabitû,Yâ Kâimû,Yâ Dâimû,kademeyye kemâ sebbetel kâile “Vekeyfe eḣâfu mâ eşraktum velâ teḣâfûne ennekum eşraktum biAllâhi” En’am/81 27Ey güzel Mevlam, Ey güzel kurtarıcı, galib eyle beni de düşmanlarıma karşı “ Bizimle alay mı ediyorsun? demişlerdi. Musa da Allah’a sığınırım, demişti.” ayetindeki galib olan kimse gibi.. 27 Vensurnî Yâ ni’mel Mevlâ ve Yâ Ni’me’nnasîr,a’lâ a’dâî nasr’ellezî kîle lehû “etetteḣiżunâ huzuvâens kâle e’ûżu biAllâhi” Bakara/67 28Ey Talib, Ey Galib, Destekle beni izzet ve vakarla ” Şüphesiz biz seni, şahit, müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik. Ta ki Allah’a ve Resulüne iman edesiniz”ayetinde uyarıcı ve müjdeleyici olarak Rasulün Muhammed Sallallahu Aleyhi ve Sellem Efendimizi, desteklediğin gibi 28 Ve eyyidnî Yâ Tâlib,Yâ Ğalib,bi te’yîd’î Nebiyy’ike Muhammedin Sallallahû A’leyhî ve Sellem elmueyyedi bi’ta’zîz’î tevkîrî “İnnâ erselnâke şâhiden ve mubeşşiran ve neżîrân.Li tüminu billah” Fetih/8-9 29Ey Kafi, Ey Şafi, destekle, kifayet eyle bana düşmanlara, kötülere karşı “Eğer biz bu Kur’an’ı bir dağa indirseydik, muhakkak ki onu, Allah korkusundan baş eğerek, parça parça olmuş görürdün.” ayetinin sırrıyla. 29 Vekfinî Yâ Kâfî el enkadi,Yâ Şâfîel edvai,şerral esvai vel adai bi a’vâid’i fevâid’i feraidi “Lev enzelnâ hâżâ-lkur-âne alâ cebelin leraeytehu ḣâşi’an mutesaddi’an min ḣaşyetiAllâhi” Haşr/21 30Ey Vahhab, Ey Rezzak, Emin eyle beni“Allah’ın rızkından yeyin, için,” ayetinin rızıklarda sağladığı kolaylığı, musahhar olmasını,celbini,vüsulunu 30 Ve emnin a’leyye Yâ Vehhâb,Yâ Rezzâk,bi husûlî vusûlî kabûlî tedbiri,teysîrî teskhîri “kulû veşrabû min rizkiAllâhi” Bakara/60 31Ey “TEK” Vahid, Ahad, bağla beni “Bil ki, Allah’tan başka ilah yoktur.” Senin sözün ve takva olan bu ayetinle sevgilin Rasulün Muhammed Sallallahu Aleyhi Vesellem Efendimizi bağladığın gibi 31 Vel zimnî Yâ Vâhid,Yâ Ahâd,kelimet’et takvâ kemâ elzemte biha Hâbibeke Muhammeden Sallâllâhu A’leyhi ve Selleme haysu kulte “. Fa’lem ennehu lâ ilâhe illaAllâhu” Muhammed/19 32Ey Veli, Ey A’liy bana Velilik yap sahip çık, imdad eyle “. Bu, Allah’ın bize ve insanlara olan lütfundandır” ayetinin inayetiyle, medediyle, mutluluğuyla ve fazla fazla devamıyla, selametle korumakla, sahip çıkmakla 32 Ve tevellenî Yâ Velî,Yâ A’lîy,bil’vilâyeti vel i’nâyeti verriâ’yeti vesselameti bi mezîdî îrâdî isâ’dî imdâdî “żâlike ḣayrunc .Żâlike-lfadlu minaAllâhic” 7/26-4/70 33Ey Ganiy ,Ey Kerim. ikram eyle bana da affını, saadeti,kerameti “Allah’ın elçisinin huzurunda seslerini kısanlar”ayetindeki gibi. 33 Ve ekrimnî Yâ Ğâniyy,Yâ Kerîm,bis seâ’deti ves’siyâdeti vel kerâmeti vel mağfireti kemâ ekremte “Elleżîne “yeġuddûne asvâtehum inde rasûliAllâhi” Hucurat3 34 Ey Berr,Ey Hakim, Ey Tevvab, ikram eyle nasuh tövbesini “Yine onlar ki, bir kötülük yaptıklarında, ya da kendilerine zulmettiklerinde Allah’ı hatırlayıp günahlarından dolayı hemen tevbe-istiğfar ederler. Zaten günahları Allah’tan başka kim bağışlayabilir ki” ayetindeki gibi. 34Ve tub a’leyye Yâ Berr,Yâ Tevvab,Yâ Hakîm,tevbeten nesûhen liekûne min ellezîne “iżâ fe’alû fâhişeten ev zalemû enfusehum żekerûAllâhe festaġferû liżunûbihim vemen yaġfiru-żżunûbe illaAllâhu” Âli imrân/135 35Ey Rahman ve Rahiym, sonumu iyi hoş eyle “De ki Ey kendi nefisleri aleyhine haddi aşan kullarım! Allah’ın rahmetinden ümit kesmeyin” ayetindeki gibi 35 Ve ahtim lî Yâ Rahman,Yâ Râhîym,bi husn’î hâtımet’ennâcîne ver râcîne elleziyne kiyle lehum “Kul yâ ibâdiye-lleżîne esrafû alâ enfusihim lâ taknetû min rahmetiAllâhi” Zümer/53 36Ey Semi, Ey Karib,Ey Aliym yerleştir ve barındır beni “. Onların oradaki duası “Allah’ım! Seni noksan sıfatlardan tenzih ederiz!” sözleridir. Orada birbirleriyle karşılaştıkça söyledikleri ise “selam” dır. Onların dualarının sonu da şudur Hamd, alemlerin Rabbi Allah’a mahsustur” yüce ayetinde bahsedilen Adn Cennetlerine 36 Ve eskinnî Yâ Semî,Ya Aliym,Yâ Karîb,cennâti a’dn’ın ui’ddet lil muttekîn elleziyne “Da’vâhum fîhâ subhâneke-llâhumme vetehiyyetuhum fîhâ selâmunc veâḣiru da’vâhum eni-lhamdu liAllâhi” Yunus/10 Yâ Allâhû3,Ya Dafiu3,Ya Mani3, Yâ Nâfi3, Yâ Rabbi3, Yâ Rahmân3, Yâ Rahîm.3 37Ey Fayda verici, Ey kötülükleri geri çevirici, Ey Rahman ve Rahiym olan Allah, bu ayetlerin sözlerin ve esmâlarının yüzüsuyu hürmetine katından bana kazandırıcı bir güç ikrâm eyle.. bizlere bereketli, bol rızıklar, huzurlu yürekler, yağmur gibi ilim,aydınlanmış kabir, kolay verilen hesap ve büyük ecirler ikrâm eylemeni ve Firdevs cennetinden büyük bir mülk takdir etmeni Efendimiz Muhammed Sallallahû Aleyhi ve Sellem’ Â’lîsine, Sahabesine din gününe kadar çok selâm ver. Öyle selâmlar ve duâlar ver ki, Senin halkının sayısı kadar, Senin kelimelerin ve sözlerin tükettiği mürekkepler kadar ve rahmetin en son zirvesine Sana sığındım ki, bu sığınmam aynen güçlü ve çetin köşelere sığınanların hâli gibidir. Allah Rasûllerine selâmlar olsun, âlemlerin Rabbi olan Allah’a hamdolsun. 37Ve es’elukallahumme bi hürmetî hâzihîl Esmâi vel Âyâti vel kelimatî en tecalliy min ledünke sultanen nasîran ve rızkan kesîren ve vasian ve kalben karîran ve ilmen ğaziyran ve amelen beriyran ve kabren munîren ve hisaben yesîren ve mülken fil cennetil firdevsi kebiyran ve sübhanallahi vema ene minel müşrikıyn. Ve Sallallâhu Â’lâ Seyyidinâ ve nebiyyina ve şefiyina Muhammedinilleziy erseltehu bil hakki beşiyran ve neziyran ve ala alihi ve sahbihi ve selleme tesliman kesîran adede halkike ve midâde kelimâtike ve muntehâ rahmetike. Allahümme innî kad âveytu ileyke ve men evâ ilâ rüknin şedîdîn. Hasbunallah vela havle vela kuvvete illa Rabbike Rabbil izzeti amma yesifun Ve selamun a’lal mürselîne velhamdu lillâhi rabbil â’lemîne Vebi Kudretike kadrî veşrah sadrî ve yessir emrî verzuknî min haysu la ahtesibu bi fadlike ve keremike ve ihsânike ya men hu ya men hu ya men hu ya men Hâ Yâ Ayn Mîm Ayn Sin es’eluke bi cemâlil i’zzeti ve celâlil heybeti ve i’zzetil kudreti ve ceberûtil azameti en tec’aleni min i’badikes sâlihiyn ellezîne La havfun a’leyhim ve la hum yahzenûn. 3xİnşirah 3xAşağıda yazılı olan Salavat Allahümme salli a’lâ seyyidinâ ve mevlânâ Muhammedin salâten tuhillu bîhâl u’kede ve tuferricu bihal kerbe ve teşrehu bihâs sudûre ve tuyessiru bîhâl umûre fiddunya vel âhireti ve a’lâ âlîhî ve sahbîhî ve sellim. Yıldız Yükseltme, Kısmet açma, Evlilik, İkili ilişkilerle İlgili Sorunlar, Hacet Çalışmaları, Doğum Kodunuza ve Burcunuza göre Esma Çalışması, Açık günler ve her türlü spiritüel danışmanlık ilgili çalışmalarımız için iletişim lenayla
Bir su bardağı yulaf 5 gram proteinin yanıs ıra, etkileyici şekilde 4 gram da lif içeriyor ve böylece açlık hissini kontrol altında tutarak vücudun şeker kullanımınını düzenliyor. Araştırmalar aynı zamanda lif tüketimini artırmak ile daha az kilo, daha düşük kolestrol seviyesi ve tip 2 diyabet riski arasında bağlantılar kurdu. Bu nedenle, sabah beslenme rutinimi, düşük maliyetiyle büyük kutu bir yulaf kartonu ile değiştirmeye karar verdim. İşte her gün sabah yediğim yumurtaların yerini bir aylığına yulaf ezmesine bırakıca olanlar Yulaf ezmesini nasıl yemeyi sevdiğimi buldum Şöyle Dilimlenmiş muz, tarçın, birkaç kuru üzüm, 1 çorba kaşığı yer fıstığı ezmesi, biraz vanilya esansı ve çok az da akçaağaç şurubu. Başlarda muzu püre haline getirip yulafla beraber pişiriyordum, ancak bu işlemin tencerelerimin dipleri açısından felaketle sonuçlandığını gördüm. O yüzden bazen biraz çekilmiş fındık, rendelenmiş şekersiz hindistan cevizi ile üstüne toz kakao veya damla çikolata parçaları dökmek bayağı güzel oldu. Yulaf ezmesini nasıl sevdiğimi tam olarak keşfetmek yaklaşık iki haftamı aldı, fakat doğru kombinasyon da fark yarattı. Benim için, akçaağaç şurubu yerine bal veya esmer şeker kullanmak çok tatlı oluyordu. Süt seçimi de kesinlikle önemliydi bir sonraki paragraf. Hafta sonu, rendelenmiş cheddar ve hafta içinden kalan sebzelerle bazı lezzet çeşitlemeleri denedim, ancak hafta içi yukarıda bulduğum kombinasyondan gittim. **Tam yağlı süte geçiş yaptım Ben küçükken evde yağsız süt olurdu, şimdi ise buzdolabımda badem sütü ve hamur işleri için süt stokluyorum. Fakat mükemmel lezzette bir kase yulaf ezmesi bulabilmek için farklı süt çeşitleri denemeye Hindistan cevizi sütü, badem sütü vb. normal sütün sağlığımız için iyi mi kötü mü olduğuna ilişkin verilen tüm karışık mesajlara rağmen, tam yağlı süte geçiş yapmakta karar kıldım. Şimdi ise bunu hiçbir şeye değişmem. Neyse ki, şans da benden yana. Çünkü yapılan araştırmalar, tam yağlı süt ürünlerinin aslında az yağlı sütten daha az kilo almanıza neden olduğunu ortaya koyuyor. Sabah-öğle yemeği arası atıştırmalığına ihtiyaç duymaz oldum Sabahları proteinle dolu bir kahvaltı yapmak, beni sabahları smoothie veya sebzeli omlet yediğim zamanlara göre daha tok tuttu. Normalde sabah 10 civarında bir şeyler atıştırasım gelirdi. Ama artık sabah yediğim sütlü yulaf ezmesi beni öğle saatine, bazen de öğleden sonra 13'e kadar götürüyordu. Tabii ki ara sıra öğle yemeği öncesi havuç ve humus atıştırmaya yine ihtiyaç duyduğum oluyor, fakat sabahları acıkma hissimin ortaya çıkma sıklığında önemli bir fark gözlemledim. Özellikle de tam yağlı süte geçtiğimden beri. Tam bir alışkanlık yaratığına dönüştüm Her sabah aynı şeyi yemek, daha önce sahip olmadığım bir kahvaltı rutini kurdu. Oturup yer fıstığı ezmeli yulaf ısırıkları eşliğinde okuduğum kitaptan bir bölüm okumak için sabırsızlıkla bekliyordum. Sadece o da değil, yulaf ezmemim istediğim kıvamda olmasını o kadar istiyordum ki, her zamanki gibi bir sonuç ortaya çıkmazsa söyleniyordum. Bu yulaf ezmesi ayinini başlattığımda, bir arkadaşım "Her gün o pelteyi yiyerek nasıl hayatta kalacaksın?" diye sormuştu. Şu an dürüstçe söyleyebilirim ki yulaf ezmesini sevdim ve muhtemelen artık hafta içi çoğu sabah yiyeceğim hem kolay hem de ucuz olduğu için. Hafta sonları sabahları ise çoğu kez yiyebilirim. Ofise sık sık aynı yemeği getiren insanlarla dalga geçerdim, sıkılmamaları beni şaşkına düşürürdü. Ama şimdi, vücudunuz için etkili bir beslenme alışkanlığı oluşturmanın kesinlikle önemli olduğunu düşünüyorum.
قَالَ إِنَّمَا أَشْكُو بَثِّي وَحُزْنِي إِلَى اللّهِ وَأَعْلَمُ مِنَ اللّهِ مَا لاَ تَعْلَمُونَ Kâle innemâ eşkû bessî ve huznî ilallâhi ve a’lemu inallâhi mâ lâ ta’lemûnta’lemûne. kâle dedi innemâ ancak, sadece eşkû şikâyet ederim arz ederim bessî derin üzüntüm, kederim ve huznî ve hüznüm ilallâhi ilâ allâhi Allah'a ve a'lemu ve ben bilirim min allâhi Allah'tan mâ lâ ta'lemûne bilmediğiniz bir şey Abdulbaki Gölpınarlı Ben dedi, taşan derdimi, kederimi ancak Allah'a arzetmedeyim ve Allah tarafından sizin bilmediğiniz şeyleri biliyorum ben. Abdullah Parlıyan Ya'kub “Ben tasamı ve üzüntümü ancak Allah'a havale ederim. Çünkü ben sizin bilemeyeceğiniz şeyleri, Allah tarafından vahiy ile biliyorum” dedi. Adem Uğur Ya'kub Ben sadece gam ve kederimi Allah'a arzediyorum. Ve ben sizin bilemiyeceğiniz şeyleri Allah tarafından vahiy ile biliyorum, dedi. Ahmed Hulusi Yakup dedi ki "Kederimi ve hüznümü ancak Allâh'a havale ediyorum. . . Allâh hakkında sizin bilmediklerinizi biliyorum. " Ahmet Tekin 'Ben gamımı, kederimi sadece Allah’a arzediyorum, şikâyet arzedilecek merci olarak sadece Allah’ı tanıyorum. Ben sizin bilemiyeceğiniz şeyleri, Allah tarafından gelen vahy ile biliyorum.' dedi. Ahmet Varol O da şöyle dedi 'Ben keder ve üzüntümü yalnız Allah'a açarım ve Allah katından sizin bilmediğinizi bilirim. Ali Bulaç Dedi ki "Ben, dayanılmaz kahrımı ve üzüntümü yalnızca Allah'a şikayet ediyorum. Ben Allah'tan bir bilgi olarak sizin bilmediğinizi de biliyorum." Ali Fikri Yavuz O Yâkup dedi ki “- Ben, büyük kederimi ve hüznümü ancak Allah’a şikâyet ediyorum ve Allah katından vahy ile, sizin bilemiyeceğiniz şeyleri de biliyorum. Ali Ünal Yakup, “Ben, bütün dertlerimi, keder ve hüznümü Allah’a arz ediyor, O’na şikâyette bulunuyorum. Hem, Allah’ın bana öğretip de bildiğim öyle şeyler var ki, siz onları bilmiyorsunuz.” diye cevap verdi. Bayraktar Bayraklı Yakûb, “Ben, sadece gam ve kederimi Allah'a arz ediyorum. Ben sizin bilmeyeceğiniz şeyleri Allah tarafından vahiy ile biliyorum” dedi. Bekir Sadak Yakup Ben uzuntu ve tasami yalniz Allah'a acarim. Allah katindan, sizin bilmediklerinizi bilirim» dedi. Celal Yıldırım O da, Ben keder ve üzüntümü ancak Allah'a şikâyet ederim. Ben, Allah'tan sizin bilmediğiniz çok şeyleri bilmekteyim» dedi. Cemal Külünkoğlu Yakup oğullarına dedi ki “Ben acımı ve ızdırabımı yalnız Allah'a arz ediyorum ve ben Allah'tan bir bilgi olarak sizin bilmediğinizi de biliyorum.” Diyanet İşleri eski Yakup 'Ben üzüntü ve tasamı yalnız Allah'a açarım. Allah katından, sizin bilmediklerinizi bilirim' dedi. Diyanet Vakfi Ya'kub Ben gam ve kederimi sadece Allah'a arzediyorum. Ve ben sizin bilemiyeceğiniz şeyleri Allah tarafından vahiy ile biliyorum, dedi. Edip Yüksel “Ben kahrımı ve tasamı ancak ALLAH’a şikayet ederim, sizin bilmediğinizi ALLAH’tan biliyorum“ dedi. Elmalılı Hamdi Yazır Ben, dedi, dolgunluğumu, huznümü ancak Allaha şikayet ederim ve Allahdan sizin bilemeyeceğiniz şeyler bilirim Erhan Aktaş “Gönlümden geçenleri ve kederimi yalnızca Allah’a arz ediyorum. Ve Allah’tan bilmeyeceğiniz şeyleri bilirim.” dedi. Gültekin Onan Dedi ki "Ben, dayanılmaz kahrımı ve üzüntümü yalnızca Tanrı'ya şikayet ediyorum. Ben Tanrı'dan bir bilgi olarak sizin bilmediklerinizi de biliyorum." Hakkı Yılmaz 86,87 Yakûb dedi ki “Ben, içimi doldurup taşan özlemimi, kederimi Allah'a şikâyet ediyorum. Ve ben Allah tarafından sizin bilmediğiniz şeyleri biliyorum. Ey oğullarım! Gidin de Yûsuf'u ve kardeşini araştırın. Allah'ın vereceği ferahlıktan ümit kesmeyin, kesinlikle kâfirler; Allah'ın ilâhlığını ve rabliğini bilerek reddedenler toplumundan başkası Allah'ın vereceği ferahlıktan ümit kesmez.” Harun Yıldırım Dedi ki “Ben, dayanılmaz kahrımı ve üzüntümü yalnızca Allah’a şikayet ediyorum. Ben Allah’tan sizin bilmediğinizi de biliyorum.” Hasan Basri Çantay Ya'kub da Ben taşan kedirimi, mahzunluğumu yalınız Allaha şikâyet ediyorum. Ben Allah tarafından sizin bilmeyeceğiniz nice şeyleri de biliyorum» dedi. Hayrat Neşriyat Ya'kub dedi ki 'Ben gam ve kederimi ancak Allah’a şikâyet Allah tarafından, sizin bilemeyeceğiniz şeyleri biliyorum.' İbni Kesir Dedi ki Ben, üzüntümü ve kederimi yalnız Allah'a açarım. Ve ben, Allah katından sizin bilmediğinizi biliyorum. İskender Evrenosoğlu Yâkub şöyle dedi “Ben kederimi ve hüznümü sadece Allah'a arz ederim şikâyet ederim. Ve sizin bilmediğiniz şeyleri ben Allah'tan Allah'ın bildirmesi ile bilirim." Kadri Çelik Yakup, “Ben üzüntü ve tasamı yalnız Allah'a açarım. Allah katından, sizin bilemeyeceklerinizi bilirim” dedi. Mehmet Ali Eroğlu Üzüntümü, dolup taşan derdimi, kederimi yalnızca Allah'a arz etmekteyimdir. Sizin bilmediğiniz şeyleri Allah'tarafından verilen bilgi olarak bilmekteyimdir. Mehmet Okuyan 87 Ey yavrularım! Gidin de Yusuf ve kardeşinden haber almayı araştırın! Allah’ın merhametinden ümit kesmeyin! Şüphesiz ki kâfirler topluluğundan başkası Allah’ın merhametinden ümit kesmez.” Muhammed Celal Şems Yakub dedi ki “Ben kederim ve üzüntüm hakkında yalnız Allah’a feryat ederim. Ben, Allah tarafından sizin bilmediklerinizi bilirim.” Muhammed Esed "Ben" dedi, "tasamı ve üzüntümü yalnızca Allah'a havale ediyorum; çünkü Allah katından sizin bilmediğinizi biliyorum ben. Mustafa Çevik 84-87 Sonra da Yakub üzüntüsünden bir kenara çekilip, “Vah Yusuf’um vah.” diye içini çekti ve evlatlarının üzüntüsünden gözlerine ak indi, etrafını göremez hale geldi, buna rağmen öfkesine hâkim olup, derdini içine gömdü. Onun bu halini gören oğulları babalarına “Baba sen Yusuf diye diye sonunda kendini tüketecek, yataklara düşüp ölüp gideceksin.” deyince, Yakub da onlara dedi ki “Ben derdimi, hüznümü sadece Allah’a arz ediyorum ve Allah’ın lütfu ile sizlerin bilmediklerinizi biliyorum, evlatlarım, şimdi siz gidip Yusuf ve kardeşi ile ilgili araştırma yapıp bilgi toplayın, sakın Allah’ın rahmetinden ümit kesmeyin, unutmayın ki Allah’ın rahmetinden ancak müşrik ve kâfir olanlar ümitlerini keserler.” Mustafa İslamoğlu "Ben derdimi ve hüznümü sadece Allah'a arz ediyorum!" dedi ve ekledi "Üstelik Allah sayesinde, sizin bilmediklerinizi biliyorum! Ömer Nasuhi Bilmen Dedi ki Ben derdimi ve hüznümü ancak Allah Teâlâ'ya arzederim, ve ben Allah Teâlâ'dan sizin bilmeyeceğiniz şeyi bilirim.» Ömer Öngüt Dedi ki “Ben üzüntümü ve tasamı yalnız Allah'a açarım. Allah tarafından, ben sizin bilmediklerinizi bilirim. ” Şaban Piriş -Ben üzüntü ve tasamı yalnız Allah’a açarım. Allah tarafından, sizin bilmediklerinizi bilirim, dedi. Sadık Türkmen Dedi ki “Kahrımı ve hüznümü sadece Allah’a arzederim. Ben, Allah’tan bir bilgi ile sizin bilmediklerinizi bilirim! Seyyid Kutub Hz. Yakub, oğullarına dedi ki; Ben acımı ve ızdırabımı yalnız Allah'a şikayet ediyorum ve ben Allah hakkında sizin bilmediklerinizi biliyorum.» Suat Yıldırım "Ben" dedi, "sıkıntımı, keder ve hüznümü sadece Allah’a arz ediyorum. Hem sizin bilemediğiniz birçok şeyi Allah tarafından vahiy yolu ile biliyorum." Süleyman Ateş "Ben üzüntü ve tasamı yalnız Allah'a arz ederim ve Allâh tarafından, sizin bilmediğiniz şeyleri bilirim." dedi. Süleymaniye Vakfı Yakup dedi ki “Ben üzüntümü ve kederimi yalnız Allah’a açıyorum. Allah’ın bildirmesi sebebiyle sizin bilmediğiniz bir şeyi de biliyorum. Tefhim-ul Kuran Dedi ki Ben, dayanılmaz kahrımı ve üzüntümü yalnızca Allah'a şikâyet ediyorum. Ben Allah'tan bir bilgi olarak sizin bilmediğinizi de biliyorum.» Ümit Şimşek Yakub 'Ben derdimi ve üzüntümü Allah'a şikâyet ediyorum,' dedi. 'Ve, Allah'ın lütfuyla, sizin bilmediğinizi biliyorum. Yaşar Nuri Öztürk Dedi ki "Ben, içimi doldurup taşan özlemimi, kederimi Allah'a arz ederim. Ve Allah'ın yardımıyla sizin bilmediğiniz şeyleri bilirim." En üste taşıEn alta taşıBu yazarın mealini okumaya devam et Bir sureye/ayete tıkladığınızda mealler ilk başta yazar ismine göre alfabetik olarak sıralanır. Yazar isminin solundaki kutucuğu yukarı/aşağı taşıyarak sıralamayı istediğiniz gibi değiştirebilirsiniz. Tarayıcınızın çerezlerini silmediğiniz sürece tercihiniz daha sonraki ziyaretlerinizde hatırlanacaktır. Ayrıca bir yazarın ismine sağ tıklayarak bu yazarın mealinin en üstte veya en altta görünmesini de sağlayabilirsiniz.
1. Ey insanlar! Sizi bir tek nefisten yaratan ve ondan da eşini yaratan; ikisinden birçok erkek ve kadın meydana getirip yayan Rabbinize karşı gelmekten sakının. Kendisi adına birbirinizden dilekte bulunduğunuz Allah'a karşı gelmekten ve akrabalık bağlarını koparmaktan sakının. Şüphesiz Allah üzerinizde bir Yetimlere mallarını verin. Temizi pis olanla helâli haramla değişmeyin. Onların mallarını kendi mallarınıza katıp yemeyin. Çünkü bu, büyük bir Eğer, velisi olduğunuz yetim kızlar ile evlenip onlar hakkında adaletsizlik etmekten korkarsanız, onları değil, size helâl olan başka kadınlardan ikişer, üçer, dörder olmak üzere Eğer o kadınlar arasında da adaletli davranmayacağınızdan korkarsanız o taktirde bir tane alın veya sahip olduğunuz cariyeler ile yetinin. Bu, adaletten ayrılmamanız için daha Kadınlara mehirlerini bir görev olarak gönül hoşluğuyla verin. Eğer kendi istekleriyle o mehrin bir kısmını size bağışlarlarsa, onu da afiyetle Allah'ın, sizin için geçim kaynağı yaptığı mallarınızı aklı ermezlere vermeyin. O mallarla onları besleyin, giydirin ve onlara güzel söz Yetimleri deneyin. Evlenme çağına büluğa erdiklerinde, eğer reşid olduklarını görürseniz, mallarını kendilerine verin. Büyüyecekler ve mallarını geri alacaklar diye israf ederek ve aceleye getirerek mallarını yemeyin. Velilerden kim zengin ise yetim malından yemeğe tenezzül etmesin. Kim de fakir ise, aklın ve dinin gereklerine uygun bir biçimde hizmetinin karşılığı kadar yesin. Mallarını kendilerine geri verdiğiniz zaman da yanlarında şahit bulundurun. Hesap görücü olarak Allah Ana, baba ve akrabaların miras olarak bıraktıklarından erkeklere bir pay vardır. Ana, baba ve akrabaların bıraktıklarından kadınlara da bir pay vardır. Allah, bırakılanın azından da çoğundan da bunları farz kılınmış birer hisse olarak Miras taksiminde kendilerine pay düşmeyen akrabalar, yetimler ve fakirler hazır bulunurlarsa, onlara da maldan bir şeyler verin ve onlara gönüllerini alacak güzel sözler Kendileri, geriye zayıf çocuklar bıraktıkları takdirde, onlar hakkında endişeye kapılanlar, yetimler hakkında da ürperip korksunlar. Allah'a karşı gelmekten sakınsınlar ve doğru söz Yetimlerin mallarını haksız yere yiyenler, ancak ve ancak karınlarını doldurasıya ateş yemiş olurlar ve zaten onlar çılgın bir ateşe cehenneme Allah size, çocuklarınız ın alacağı miras hakkında, erkeğe iki dişinin payı kadarını emreder. Çocuklar sadece ikiden fazla kız iseler, ölenin geriye bıraktığının üçte ikisi onlarındır. Eğer kız bir ise mirasın yarısı onundur. Ölenin çocuğu varsa, geriye bıraktığı maldan, ana babasından her birinin altıda bir hissesi vardır. Eğer çocuğu yok da yalnız ana babası ona varis oluyorsa, anasına üçte bir düşer. Eğer kardeşleri varsa anasının hissesi altıda birdir. Bu paylaştırma, ölenin yapacağı vasiyetten ya da borcundan sonradır. Babalarınız ve oğullarınızdan, hangisinin size daha faydalı olduğunu bilemezsiniz. Bunlar, Allah tarafından farz kılınmıştır. Şüphesiz Allah hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet Eğer çocukları yoksa, karılarınızın geriye bıraktıklarının yarısı sizindir. Eğer çocukları varsa, bıraktıklarının dörtte biri sizindir. Bu paylaştırma, ölen karılarınızın yaptıkları vasiyetlerin yerine getirilmesi, yahut borçlarının ödenmesinden sonradır. Eğer sizin çocuğunuz yoksa, bıraktığınızın dörtte biri onlarındır. Eğer çocuğunuz varsa bıraktığınızın sekizde biri onlarındır. Yine bu paylaştırma yaptığınız vasiyetin yerine getirilmesinden, yahut borçlarınızın ödenmesinden sonradır. Eğer kendisine varis olunan bir erkek veya bir kadının evladı ve babası olmaz ve bir erkek veya bir kız kardeşi bulunursa ona altıda bir düşer. Eğer kardeşler birden fazla olurlarsa, üçte birde ortaktırlar. Bu paylaştırma varislere zarar vermeksizin yapılan vasiyetin yerine getirilmesinden, yahut borcun ödenmesinden sonra yapılır. Bütün bunlar Allah'ın emridir. Allah hakkıyla bilendir, halimdir hemen cezalandırmaz, mühlet verir.13. İşte bu hükümler Allah'ın koyduğu sınırlarıdır. Kim Allah'a ve Peygamberine itaat ederse, Allah onu, içinden ırmaklar akan, içinde ebedi kalacakları cennetlere sokar. İşte bu büyük Kim de Allah'a ve Peygamberine isyan eder ve onun koyduğu sınırları aşarsa, Allah onu ebedi kalacağı cehennem ateşine sokar. Onun için alçaltıcı bir azap Kadınlarınızdan fuhuş zina yapanlara karşı içinizden dört şahit getirin. Eğer onlar şahitlik ederlerse, o kadınları ölüm alıp götürünceye veya Allah onlar hakkında bir yol açıncaya kadar kendilerini evlerde tutun dışarı çıkarmayın.716. Sizlerden fuhuş zina yapanların her ikisini de incitip kınayın. Eğer onlar tövbe edip ıslah olurlarsa onları incitip kınamaktan vazgeçin. Çünkü Allah tövbeleri çok kabul edendir, çok merhamet Allah katında makbul tövbe, ancak bilmeyerek günah işleyip sonra çok geçmeden tövbe edenlerin tövbesidir. İşte Allah bunların tövbelerini kabul buyurur. Allah hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet Yoksa, makbul tövbe, kötülükleri günahları yapıp yapıp da kendisine ölüm gelip çatınca, 'İşte ben şimdi tövbe ettim' diyen kimseler ile kâfir olarak ölenlerinki değildir. Bunlar için ahirette elem dolu bir azap Ey iman edenler! Kadınlara zorla mirasçı olmanız size helal değildir. Açık bir hayasızlık yapmış olmaları dışında, kendilerine verdiklerinizin bir kısmını onlardan geri almak için onları sıkıştırmayın. Onlarla iyi geçinin. Eğer onlardan hoşlanmadıysanız, olabilir ki, siz bir şeyden hoşlanmazsınız da Allah onda pek çok hayır yaratmış Eğer bir eşin yerine başka bir eş almak isterseniz, öbürüne mehir olarak yüklerle mal vermiş olsanız dahi ondan hiçbir şeyi geri almayın. İftira ederek ve açık günaha girerek mi verdiğinizi geri alacaksınız?21. Hem, siz eşlerinizle birleşmiş ve onlar da sizden sağlam bir söz almış iken, onu nasıl geri alırsınız?22. Geçmişte olanlar hariç, artık babalarınızın evlendiği kadınlarla evlenmeyin. Çünkü bu bir hayasızlık, öfke ve nefret gerektiren bir iştir. Bu ne kötü bir Size şunlarla evlenmek haram kılındı Analarınız, kızlarınız, kız kardeşleriniz, halalarınız, teyzeleriniz, erkek kardeş kızları, kız kardeş kızları, sizi emziren süt anneleriniz, süt kız kardeşleriniz, karılarınızın anneleri, kendileriyle zifafa girdiğiniz karılarınızdan olup evlerinizde bulunan üvey kızlarınız, -eğer anneleri ile zifafa girmemişseniz onlarla evlenmenizde size bir günah yoktur- öz oğullarınızın karıları, iki kız kardeşi nikah altında bir araya getirmeniz. Ancak geçenler önceden yapılan bu tür evlilikler başka. Şüphesiz Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhamet Savaş esiri olarak sahip olduklarınız hariç, evli kadınlar da size haram kılındı. Bunlar üzerinize Allah'ın emri olarak yazılmıştır. Bunların dışında kalanlar ise, iffetli yaşamak ve zina etmemek şartıyla mallarınızla mehirlerini verip istemeniz size helal kılındı. Onlardan nikahlanıp faydalanmanıza karşılık sabit bir hak olarak kendilerine mehirlerini verin. Mehir belirlendikten sonra, onunla ilgili olarak uzlaştığınız şeyler konusunda size günah yoktur. Şüphesiz ki Allah her şeyi hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet Sizden kimin, hür mü'min kadınlarla evlenmeye gücü yetmezse sahip olduğunuz mü'min genç kızlarınızdan cariyelerinizden alsın. Allah sizin imanınızı daha iyi bilir. Hepiniz birbirinizdensiniz. Öyle ise iffetli yaşamaları, zina etmemeleri ve gizli dost tutmamaları halinde sahiplerinin izniyle onlarla evlenin, mehirlerini de güzelce verin. Evlendikten sonra bir fuhuş yaparlarsa, onlara hür kadınların cezasının yarısı uygulanır. Bu cariye ile evlenme izni, içinizden günaha düşmekten korkanlar içindir. Sabretmeniz ise sizin için daha hayırlıdır. Allah çok bağışlayandır, çok merhamet Allah, size hükümlerini açıklamak, size, sizden öncekilerin yollarını göstermek ve tövbelerinizi kabul etmek istiyor. Allah, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet Allah, sizin tövbenizi kabul etmek istiyor. Şehvetlerine uyanlar ise sizin büyük bir sapıklığa düşmenizi Allah sizden yükümlülükleri hafifletmek istiyor. Çünkü insan zayıf Ey iman edenler! Mallarınızı aranızda batıl yollarla yemeyin. Ancak karşılıklı rıza ile yapılan ticaretle olursa başka. Kendinizi helak etmeyin. Şüphesiz Allah size karşı çok Kim haddi aşarak ve zulmederek bunu yaparsa, onu cehennem ateşine atacağız. Bu, Allah'a pek Eğer size yasaklanan günahların büyüklerinden kaçınırsanız, sizin küçük günahlarınızı örteriz ve sizi güzel bir yere Allah'ın, kiminizi kiminize üstün kılmaya vesile yaptığı şeyleri haset ederek arzu edip durmayın. Erkeklere kazandıklarından bir pay vardır. Kadınlara da kazandıklarından bir pay vardır. Allah'tan, onun lütfunu isteyin. Şüphesiz Allah her şeyi hakkıyla Erkek ve kadından her biri için ana-babanın ve akrabanın bıraktıklarından pay alan varisler kıldık. Yeminlerinizin bağladığı ahitleştiğiniz kimselere de kendi hisselerini Allah her şeye Erkekler, kadınların koruyup kollayıcılarıdırlar. Çünkü Allah insanların kimini kiminden üstün kılmıştır. Bir de erkekler kendi mallarından harcamakta ve ailenin geçimini sağlamaktadırlar. İyi kadınlar, itaatkârdırlar. Allah'ın kendilerini koruması sayesinde onlar da 'gayb'ı korurlar. Evlilik yükümlülüklerini reddederek başkaldırdıklarını gördüğünüz kadınlara öğüt verin, onları yataklarında yalnız bırakın. Bunlar fayda vermez de mecbur kalırsanız onları hafifçe itaat ederlerse artık onların aleyhine başka bir yol aramayın. Şüphesiz Allah çok yücedir, çok Eğer karı-kocanın arasının açılmasından endişe ederseniz, erkeğin ailesinden bir hakem, kadının ailesinden bir hakem gönderin. İki taraf arayı düzeltmek isterlerse, Allah da onları uzlaştırır. Şüphesiz, Allah hakkıyla bilendir, hakkıyla Allah'a ibadet edin ve ona hiçbir şeyi ortak koşmayın. Ana babaya, akrabaya, yetimlere, yoksullara, yakın komşuya, uzak komşuya, yanınızdaki arkadaşa, yolcuya, elinizin altındakilere iyilik edin. Şüphesiz, Allah kibirlenen ve övünen kimseleri Bunlar cimrilik eden, insanlara da cimriliği emreden ve Allah'ın, lütfundan kendilerine verdiği nimeti gizleyen kimselerdir. Biz de o nankörlere alçaltıcı bir azap Bunlar, mallarını insanlara gösteriş için harcayan, Allah'a ve ahiret gününe de inanmayan kimselerdir. Şeytan kimin arkadaşı olursa, o ne kötü Bunlar, Allah'a ve ahiret gününe iman etselerdi ve Allah'ın verdiği rızıktan gösterişsiz olarak harcasalardı kendilerine ne zarar gelirdi? Allah, onları en iyi Şüphesiz Allah hiç kimseye zerre kadar zulüm etmez. Yapılan çok küçük bir iyilik de olsa onun sevabını kat kat arttırır ve kendi katından büyük bir mükâfat Her ümmetten bir şahit getirdiğimiz ve seni de onların üzerine bir şahit yaptığımız zaman, bakalım onların hali nice olacak!..42. O kıyamet günü, Allah'ı inkar edip Peygamber'e isyan edenler, yer yarılıp içine girmiş olmayı isterler ve Allah'tan hiçbir söz Ey iman edenler! Sarhoş iken ne söylediğinizi bilinceye kadar, bir de -yolcu olmanız durumu müstesna- cünüp iken yıkanıncaya kadar namaza yaklaşmayın. Eğer hasta olur veya yolculukta bulunursanız, veyahut biriniz abdest bozmaktan gelince ya da eşlerinizle cinsel ilişkide bulunup, su da bulamazsanız o zaman temiz bir toprağa yönelip, niyet ederek onunla yüzlerinizi ve ellerinizi meshedin. Şüphesiz Allah çok affedicidir, çok Kendilerine Kitaptan bir nasip verilmiş olanları görmüyor musun? Onlar sapıklığı satın alıyorlar ve sizin de yoldan sapmanızı Allah sizin düşmanlarınızı çok daha iyi bilir. Allah dost olarak yeter. Allah yardımcı olarak da Yahudilerden öyleleri var ki, kelimeleri yerlerinden kaydırıp tahrif ederek onları anlamlarından uzaklaştırırlar. Dillerini eğip bükerek ve dine saldırarak 'İşittik, karşı geldik', 'İşit, işitmez olası!' 'Râ'inâ' derler. Halbuki onlar, 'İşittik ve itaat ettik; dinle ve bize bak' deselerdi bu kendileri için daha hayırlı olurdu. Fakat Allah, küfürleri yüzünden kendilerini lânetlemiştir. Bu yüzden pek az iman Ey kendilerine kitap verilenler! Bir takım yüzleri silip de tersine çevirmeden, yahut Cumartesi halkını lanetlediğimiz gibi onları lanetlemeden, yanınızda bulunanı Tevrat'ı doğrulayıcı olarak indirdiğimiz bu kitaba Kur'an'a iman edin. Allah'ın emri mutlaka yerine Şüphesiz Allah, kendisine ortak koşulmasını asla bağışlamaz. Bunun dışında kalan günah ları ise dilediği kimseler için bağışlar. Allah'a şirk koşan kimse, şüphesiz büyük bir günah işleyerek iftira etmiş Kendilerini temize çıkaranları görmedin mi? Hayır! Allah dilediğini temize çıkarır ve kendilerine kıl kadar Bak Allah'a karşı nasıl yalan uyduruyorlar. Apaçık bir günah olarak bu Kendilerine Kitap'tan bir nasip verilmiş olanları görmüyor musun? Onlar 'cibt'e ve 'tâğut'a inanıyorlar. İnkar edenler için de, 'Bunlar, iman edenlerden daha doğru yoldadır' Onlar, Allah'ın lanet ettiği kimselerdir. Allah kime lanet ederse, artık ona asla bir yardımcı Yoksa onların hükümranlıkta bir payı mı var? Öyle olsa, insanlara bir zerre bile Yoksa, insanları; Allah'ın lütfundan kendilerine verdiği şey dolayısıyla kıskanıyorlar mı? Şüphesiz biz, İbrahim ailesine de kitap ve hikmet vermişizdir. Onlara büyük bir hükümranlık da Böylece onlardan kimi ona iman etti, kimi de sırt çevirdi. O iman etmeyenlere çılgın ateş olarak cehennem Şüphesiz âyetlerimizi inkar edenleri biz ateşe atacağız. Derileri yanıp döküldükçe, azabı tatmaları için onların derilerini yenileyeceğiz. Şüphesiz, Allah mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet İman edip salih ameller işleyenleri ise, içinden ırmaklar akan, içlerinde ebedi kalacakları cennetlere koyacağız. Onlara orada tertemiz eşler vardır. Onları, koyu gölgeler altında Allah size, emanetleri mutlaka ehline vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emrediyor. Doğrusu Allah, bununla size ne güzel öğüt veriyor! Şüphesiz ki Allah hakkıyla işitendir, hakkıyla Ey iman edenler! Allah'a itaat edin. Peygamber'e itaat edin ve sizden olan ulu'l-emre idarecilere de. Herhangi bir hususta anlaşmazlığa düştüğünüz takdirde, Allah'a ve ahiret gününe gerçekten inanıyorsanız, onu Allah ve Resûlüne arz edin. Bu, daha iyidir, sonuç bakımından da daha Ey Muhammed! Sana indirilen Kur'an'a ve senden önce indirilene inandıklarını iddia edenleri görmüyor musun? Tâğût'u tanımamaları kendilerine emrolunduğu halde, onun önünde muhakeme olmak istiyorlar. Şeytan da onları derin bir sapıklığa düşürmek Münafıklara, 'Allah'ın indirdiğine Kur'an'a ve Peygambere gelin' dendiği zaman onların senden büsbütün uzaklaştıklarını Kendi işledikleri yüzünden başlarına bir musibet geldiği, sonra da 'Biz iyilik etmek ve uzlaştırmaktan başka bir şey istememiştik' diye Allah'a yemin ederek sana geldikleri zaman halleri nasıl olur?63. Onlar, Allah'ın kalplerindekini bildiği kimselerdir. Öyleyse onlara aldırma. Onlara öğüt ver ve onlara, kendileri hakkında etkili ve güzel söz Biz her peygamberi sırf, Allah'ın izni ile itaat edilmek üzere gönderdik. Eğer onlar kendilerine zulmettikleri zaman sana gelseler de Allah'tan günahlarının bağışlamasını dileseler ve Peygamber de onlara bağışlama dileseydi, elbette Allah'ı tövbeleri çok kabul edici ve çok merhametli Hayır! Rabbine andolsun ki onlar, aralarında çıkan çekişmeli işlerde seni hakem yapıp, sonra da verdiğin hükme içlerinde hiçbir sıkıntı duymaksızın, tam bir teslimiyetle boyun eğmedikçe iman etmiş Eğer biz onlara, 'Hayatlarınızı feda edin veya yurtlarınızdan çıkın' diye yazmış olsaydık, içlerinden pek azı hariç, bunu yapmazlardı. Eğer kendilerine verilen öğütleri tutsalardı, elbette haklarında hem daha hayırlı, hem de imanlarını daha çok pekiştirici O zaman kendilerine elbette katımızdan büyük bir mükafat Onları elbette doğru yola Kim Allah'a ve Peygambere itaat ederse, işte onlar, Allah'ın kendilerine nimet verdiği peygamberlerle, sıddıklarla, şehidlerle ve iyi kimselerle birliktedirler. Bunlar ne güzel Bu lütuf Allah'tandır. Hakkıyla bilen olarak Allah Ey iman edenler! Düşmana karşı tedbirinizi alıp, küçük birlikler halinde, yahut topluca savaşa Şüphesiz, aranızda öyle kimseler var ki, onların her biri savaşa gitme konusunda hakikaten pek ağır davranır. Eğer başınıza bir musibet gelirse, 'Allah bana lütfetti de onlarla beraber bulunmadım' Eğer Allah'tan size bir lütuf zafer erişse, bu sefer de; sizinle kendisi arasında hiç tanışıklık yokmuş gibi şöyle der 'Keşke ben de onlarla beraber olsaydım da büyük bir başarıya ganimete ulaşsaydım.'74. O halde, dünya hayatını ahiret hayatı karşılığında satanlar Allah yolunda savaşsınlar. Kim Allah yolunda savaşır da öldürülür veya galip gelirse, biz ona büyük bir mükafat Size ne oluyor da, Allah yolunda ve, 'Ey Rabbimiz! Bizleri halkı zâlim olan şu memleketten çıkar, katından bize bir dost ver, bize katından bir yardımcı ver' diye yalvarıp duran zayıf ve zavallı erkekler, kadınlar ve çocukların uğrunda savaşa çıkmıyorsunuz?76. İman edenler, Allah yolunda savaşırlar. İnkâr edenler de tâğût yolunda savaşırlar. O halde siz şeytanın dostlarına karşı savaşın. Şüphesiz şeytanın hilesi Daha önce kendilerine, 'savaşmaktan ellerinizi çekin, namazı kılın, zekâtı verin' denilenleri görmedin mi? Üzerlerine savaş yazılınca hemen içlerinden bir kısmı; insanlardan, Allah'tan korkar gibi, hatta daha çok korkarlar ve 'Rabbimiz! Niçin bize savaş yazdın? Bizi yakın bir zamana kadar erteleseydin ya!' derler. De ki 'Dünya geçimliği azdır. Ahiret, Allah'a karşı gelmekten sakınan kimse için daha hayırlıdır. Size kıl kadar haksızlık edilmez.'78. Nerede olursanız olun, sağlam ve tahkim edilmiş kaleler içinde bulunsanız bile ölüm size ulaşacaktır. Onlara bir iyilik gelirse, 'Bu, Allah'tandır' derler. Onlara bir kötülük gelirse, 'Bu, senin yüzündendir' derler. Ey Muhammed! De ki 'Hepsi Allah'tandır.' Bu topluma ne oluyor ki, neredeyse hiçbir sözü anlamıyorlar!79. Sana ne iyilik gelirse Allah'tandır. Sana ne kötülük gelirse kendindendir. Ey Muhammed! Seni insanlara bir peygamber olarak gönderdik. Şahit olarak Allah Kim peygambere itaat ederse, Allah'a itaat etmiş olur. Kim yüz çevirirse bilsin ki biz seni onlara bekçi Sana 'baş üstüne' derler. Fakat senin yanından çıktıklarında, içlerinden bir takımı, geceleyin; senin gündüz söylediklerinin aksini kurarlar. Allah onların geceleyin kurduklarını yazmaktadır. Sen onlara aldırma. Allah'a tevekkül et. Vekil olarak Allah Hâlâ Kur'an'ı düşünüp anlamaya çalışmıyorlar mı? Eğer o, Allah'tan başkası tarafından indirilmiş olsaydı, mutlaka onda birçok çelişki Kendilerine güvenlik barış veya korku savaş ile ilgili bir haber geldiğinde onu yayarlar. Halbuki onu peygambere ve içlerinden yetki sahibi kimselere götürselerdi, elbette bunlardan, onu değerlendirip sonuç hüküm çıkarabilecek nitelikte olanları onu anlayıp bilirlerdi. Allah'ın size lütfu ve merhameti olmasaydı, pek azınız hariç, muhakkak şeytana Ey Muhammed! Artık Allah yolunda savaş! Sen ancak kendinden sorumlusun! Mü'minleri de savaşa teşvik et. Umulur ki Allah inkar edenlerin gücünü kırar. Allah'ın gücü daha üstündür, cezası daha Kim güzel bir işte aracılık ederse, ona o işin sevabından bir pay vardır. Kim de kötü bir işte aracılık ederse ona da o kötülükten bir pay vardır. Allah'ın her şeye gücü Size bir selâm verildiği zaman, ondan daha güzeliyle veya aynı selamla karşılık verin. Şüphesiz Allah her şeyin hesabını gereği gibi Allah kendisinden başka hiçbir ilah olmayandır. Andolsun sizi kıyamet gününde mutlaka bir araya toplayacaktır. Bunda asla şüphe yoktur. Kimdir sözü Allah'ınkinden daha doğru olan?88. Size ne oluyor da münafıklar hakkında iki gruba ayrıldınız? Allah onları yaptıkları işlerden dolayı başaşağı ederek eski konumlarına küfre döndürmüştür. Allah'ın saptırdığını yola getirmek mi istiyorsunuz? Allah kimi saptırırsa, sen onun için asla bir çıkış yolu Arzu ettiler ki kendilerinin küfre saptıkları gibi siz de sapasınız da beraber olasınız. Bu sebeple, onlar Allah yolunda hicret edinceye kadar içlerinden dost edinmeyin. Eğer bundan yüz çevirirlerse onları yakalayın ve bulduğunuz yerde öldürün. Onlardan ne bir dost edinin, ne de bir Ancak sizinle aralarında anlaşma olan bir topluma sığınmış bulunanlar, yahut ne sizinle ne de kendi kavimleriyle savaşmayı içlerine sığdıramayıp tarafsız olarak size gelenler başka. Eğer Allah dileseydi, onları size musallat kılardı da sizinle savaşırlardı. Eğer onlar sizden uzak durur, sizinle savaşmayıp size barış teklif ederlerse; Allah, onlara saldırmak için size bir yol yetki Diğer bir takım kimselerin de hem sizden emin olmak, hem de kavimlerinden emin olmak istediklerini göreceksin. Bunlar küfre her döndürüldüklerinde ona atılırlar. Eğer bunlar sizden uzak durmazlar, sizinle barış içinde yaşamak istemezler, ellerini savaştan çekmezlerse, onları yakalayın ve onları nerede bulursanız öldürün. İşte bunlara karşı size apaçık bir yetki Bir müminin bir mümini öldürmesi olacak şey değildir. Ancak yanlışlıkla olması başka. Kim bir mümini yanlışlıkla öldürürse bir mü'min köleyi azad etmesi ve bağışlamadıkları sürece ailesine diyet ödemesi gerekir. Öldürülen kimse mü'min olur ve düşmanınız olan bir topluluktan bulunursa, mü'min bir köle azad etmek gerekir. Eğer sizinle kendileri arasında antlaşma bulunan bir topluluktan ise ailesine verilecek bir diyet ve mü'min bir köle azad etmek gerekir. Bunlara imkan bulamayanın, Allah tarafından tövbesinin kabulü için iki ay ardarda oruç tutması gerekir. Allah hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet Kim bir mümini kasten öldürürse, cezası, içinde ebedi kalacağı cehennemdir. Allah ona gazap etmiş, lânet etmiş ve onun için büyük bir azap Ey iman edenler! Allah yolunda sefere çıktığınız zaman, gerekli araştırmayı yapın. Size selâm veren kimseye, dünya hayatının geçici menfaatine ganimete göz dikerek, 'Sen mü'min değilsin' demeyin. Allah katında pek çok ganimetler vardır. Daha önce siz de öyle idiniz de Allah size lütufta bulundu müslüman oldunuz. Onun için iyice araştırın. Çünkü Allah yaptıklarınızdan hakkıyla 96. Mü'minlerden özür sahibi olmaksızın cihattan geri kalıp oturanlarla, Allah yolunda mallarıyla, canlarıyla cihad edenler eşit olamazlar. Allah, mallarıyla, canlarıyla cihad edenleri, derece itibariyle, cihattan geri kalanlardan üstün Allah mü'minlerin hepsine de en güzel olanı cenneti vadetmiştir. Ama mücahitleri büyük bir mükafat ile, kendi katından dereceler, bağışlanma ve rahmet ile cihattan geri kalanlara üstün kılmıştır. Allah çok bağışlayandır, çok merhamet Kendilerine zulmetmekteler iken meleklerin canlarını aldığı kimseler var ya; melekler onlara şöyle derler 'Ne durumdaydınız? Niçin hicret etmediniz?' Onlar da, 'Biz yeryüzünde zayıf ve güçsüz kimselerdik' derler. Melekler, 'Allah'ın arzı geniş değil miydi, orada hicret etseydiniz ya!' derler. İşte bunların gidecekleri yer cehennemdir. O ne kötü varış Ancak gerçekten zayıf ve güçsüz olan, çaresiz kalan ve hicret etmeye yol bulamayan erkekler, kadınlar ve çocuklar Umulur ki, Allah bu kimseleri affeder. Çünkü Allah çok affedicidir, çok Kim Allah yolunda hicret ederse, yeryüzünde gidecek çok yer de bulur, genişlik de. Kim Allah'a ve Peygamberine hicret etmek amacıyla evinden çıkar da sonra kendisine ölüm yetişirse, şüphesiz onun mükafatı Allah'a düşer. Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhamet Yeryüzünde sefere çıktığınız vakit kâfirlerin size saldırmasından korkarsanız, namazı kısaltmanızdan ötürü size bir günah yoktur. Şüphesiz kâfirler sizin apaçık Ey Muhammed! Cephede sen de onların mü'minlerin arasında bulunup da onlara namaz kıldırdığın vakit, içlerinden bir kısmı seninle beraber namaza dursun. Silahlarını da yanlarına alsınlar. Bunlar secdeye vardıklarında bir rekat kıldıklarında arkanıza düşman karşısına geçsinler. Sonra o namaz kılmamış olan diğer kısım gelsin, seninle beraber kılsınlar ve ihtiyatlı bulunsunlar, silahlarını yanlarına alsınlar. İnkar edenler arzu ederler ki, silahlarınızdan ve eşyanızdan bir gafil olsanız da size ani bir baskın yapsalar. Yağmurdan zahmet çekerseniz, ya da hasta olursanız, silahlarınızı bırakmanızda size bir beis yoktur. Bununla birlikte ihtiyatlı olun tedbirinizi alın. Şüphesiz Allah inkarcılara alçaltıcı bir azap Namazı kıldınız mı, gerek ayakta, gerek otururken ve gerek yan yatarak hep Allah'ı anın. Güvene kavuştunuz mu namazı tam olarak kılın. Çünkü namaz, mü'minlere belirli vakitlere bağlı olarak farz Düşman topluluğunu izlemekte gevşeklik göstermeyin. Eğer siz acı duyuyorsanız, kuşkusuz onlar da sizin acı duyduğunuz gibi acı duyuyorlar. Üstelik siz Allah'tan onların ümit edemeyecekleri şeyleri umuyorsunuz. Allah hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet Ey Muhammed! Biz sana Kitab'ı Kur'an'ı hak olarak indirdik ki, insanlar arasında Allah'ın sana öğrettikleri ile hüküm veresin. Sakın hainlerin savunucusu Allah'tan bağışlama dile. Şüphesiz Allah çok bağışlayandır, çok merhamet Kendilerine hainlik edenleri savunma. Zira Allah, hiçbir haini, hiçbir günâhkarı Bunlar, insanlardan gizlenmeye çalışırlar da Allah'tan gizlenmezler. Halbuki Allah, geceleyin, razı olmayacağı sözleri kurarlarken onlarla beraberdir. Allah onların yaptıklarını ilmiyle İşte siz öyle kimselersiniz ki, diyelim dünya hayatında onları savundunuz. Ya kıyamet günü onları Allah'a karşı kim savunacak, yahut kim onlara vekil olacak?110. Kim bir kötülük yapar, yahut kendine zulmeder, sonra da Allah'tan bağışlama dilerse, Allah'ı çok bağışlayıcı ve çok merhamet edici Kim bir günah kazanırsa onu ancak kendi aleyhine kazanmış olur. Allah, her şeyi hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet Kim bir hata işler veya bir günah kazanır da sonra onu bir suçsuzun üzerine atarsa, şüphesiz iftira etmiş, apaçık bir günah yüklenmiş Ey Muhammed! Eğer Allah'ın sana lütuf ve merhameti olmasaydı, onlardan bir grup seni saptırmaya çalışırdı. Halbuki onlar, ancak kendilerini saptırırlar, sana hiçbir zarar veremezler. Allah sana kitabı Kur'an'ı ve hikmeti indirmiş ve sana bilmediğin şeyleri öğretmiştir. Allah'ın sana lütfu çok Bir sadaka vermeyi, yahut iyilik yapmayı, yahut da insanların arasını düzeltmeyi emredenleri hariç, onların aralarındaki gizli konuşmaların çoğunda hiçbir hayır yoktur. Kim bunları sırf Allah'ın rızasını kazanmak için yaparsa, biz ona büyük bir mükâfât Kim, kendisine hidayet doğru yol besbelli olduktan sonra peygambere karşı çıkar, mü'minlerin yolundan başkasına uyarsa, onu yöneldiği yolda bırakırız ve cehenneme sokarız. Orası ne kötü bir varış Şüphesiz Allah kendisine ortak koşulmasını bağışlamaz. Bunun dışındaki günahları, dilediği kimseler için bağışlar. Allah'a ortak koşan, kuşkusuz, derin bir sapıklığa Onlar, Allah'ı bırakıp ancak dişilere aslında azgın bir şeytana Allah o şeytana lânet etti ve o da, 'Andolsun ki senin kullarından elbette belirli bir pay alacağım' 'Onları mutlaka saptıracağım, mutlaka onları kuruntulara sokacağım ve onlara emredeceğim de putlara adak için hayvanların kulaklarını yaracaklar. Yine onlara emredeceğim de Allah'ın yarattığını değiştirecekler.' Kim Allah'ı bırakıp da şeytanı dost edinirse şüphesiz o, apaçık bir hüsrana Şeytan onlara birçok va'dde bulunur ve onları kuruntulara sürükler. Oysa şeytan, ancak aldatmak için onlara vaadde İşte onların barınağı cehennemdir. Ondan bir kaçış yolu İman edip salih ameller işleyenleri de ebedî olarak kalacakları, içlerinden ırmaklar akan cennetlere koyacağız. Allah gerçek bir va'dde bulunmuştur. Kimdir sözü Allah'ınkinden daha doğru olan?123. İş, ne sizin kuruntunuza, ne de kitap ehlinin kuruntusuna göredir. Kim kötü bir iş yaparsa onunla cezalandırılır. O kendisine Allah'tan başka ne bir dost, ne de bir yardımcı Mü'min olarak, erkek veya kadın, her kim salih ameller işlerse, işte onlar cennete girerler ve zerre kadar haksızlığa Kimin dini, iyilik yaparak kendini Allah'a teslim eden ve hakka yönelen İbrahim'in dinine tabi olan kimsenin dininden daha güzeldir? Allah İbrahim'i dost Göklerdeki her şey, yerdeki her şey Allah'ındır. Allah, her şeyi Kadınlar hakkında senden fetva istiyorlar. De ki 'Onlar hakkında size fetvayı Allah veriyor.' Kitapta, kendilerine verilmesi farz kılınan mirası vermediğiniz ve evlenmek istediğiniz yetim kızlara, zavallı çocuklara ve yetimlere adil davranmanıza dair, size okunmakta olan âyetler de bunu açıklıyor. Ne hayır yaparsanız şüphesiz Allah onu Eğer bir kadın kocasının, kendisine kötü davranmasından, yahut yüz çevirmesinden endişe ederse, uzlaşarak aralarını düzeltmelerinde ikisine de bir günah yoktur. Uzlaşmak daha hayırlıdır. Nefisler ise kıskançlığa ve bencil tutkulara hazır elverişli kılınmıştır. Eğer iyilik eder ve Allah'a karşı gelmekten sakınırsanız, şüphesiz Allah yaptıklarınızdan Ne kadar uğraşırsanız uğraşın, kadınlar arasında adaleti yerine getiremezsiniz. Öyle ise birine büsbütün gönül verip ötekini kocası hem var, hem yok askıda kalmış kadın gibi bırakmayın. Eğer arayı düzeltir ve Allah'a karşı gelmekten sakınırsanız, şüphesiz Allah çok bağışlayıcı ve çok merhamet Eğer ayrılırlarsa, Allah bol lütuf ve nimetiyle onların her birini zengin kılar başkalarına muhtaç bırakmaz. Allah lütfu geniş olandır. O hüküm ve hikmet Göklerdeki her şey, yerdeki her şey Allah'ındır. Sizden önce kendilerine kitap verilenlere de, size de 'Allah'a karşı gelmekten sakının' diye tavsiye ettik. Eğer inkar ederseniz, bilin ki göklerdeki her şey, yerdeki her şey Allah'ındır. Allah zengindir, övülmeye Göklerdeki her şey, yerdeki her şey Allah'ındır. Vekil olarak Allah Ey insanlar! Allah dilerse sizi yok eder ve başkalarını getirir. Allah buna hakkıyla gücü Kim dünya sevabı nimeti istiyorsa bilsin ki, dünya sevabı da, ahiret sevabı da Allah katındadır. Allah hakkıyla işitendir, hakkıyla Ey iman edenler! Kendiniz, ana babanız ve en yakınlarınızın aleyhine de olsa Allah için şahitlik yaparak adaleti titizlikle ayakta tutan kimseler olun. Şahitlik ettikleriniz zengin veya fakir de olsalar adaletten ayrılmayın. Çünkü Allah ikisine de daha yakındır. Onları sizden çok kayırır. Öyle ise adaleti yerine getirmede nefsinize uymayın. Eğer şahitlik ederken gerçeği çarpıtırsanız veya şahitlikten çekinirseniz bilin ki şüphesiz Allah yaptıklarınızdan hakkıyla Ey iman edenler! Allah'a, Peygamberine, Peygamberine indirdiği kitaba ve daha önce indirdiği kitaba iman edin. Kim Allah'ı, meleklerini, kitaplarını, peygamberlerini ve ahiret gününü inkar ederse derin bir sapıklığa düşmüş İman edip sonra inkâr eden, sonra inanıp tekrar inkar eden, sonra da inkarlarında ileri gidenler var ya; Allah onları bağışlayacak da değildir, doğru yola iletecek de Münafıklara, kendileri için elem dolu bir azap olduğunu Onlar, mü'minleri bırakıp kafirleri dost edinen kimselerdir. Onların yanında izzet ve şeref mi arıyorlar? Halbuki bütün izzet ve şeref Allah'a Oysa Allah size Kitapta Kur'an'da 'Allah'ın âyetlerinin inkar edildiğini ve onlarla alay edildiğini işittiğiniz zaman, başka bir söze geçmedikleri müddetçe, onlarla oturmayın, aksi halde siz de onlar gibi olursunuz' diye hüküm indirmiştir. Şüphesiz Allah, münafıkların ve kâfirlerin hepsini cehennemde Onlar sizi gözetleyip duran kimselerdir. Eğer Allah tarafından size bir fetih zafer nasip olursa, 'Biz sizinle beraber değil miydik?' derler. Şayet kâfirlerin zaferden bir payı olursa, 'Size üstünlük sağlayıp sizi mü'minlerden korumadık mı?' derler. Allah, kıyamet günü aranızda hükmünü verecektir. Allah, mü'minlerin aleyhine kâfirlere hiçbir yol Münafıklar, Allah'ı aldatmaya çalışırlar. Allah da onların bu çabalarını başlarına geçirir. Onlar, namaza kalktıkları zaman tembel tembel kalkarlar, insanlara gösteriş yaparlar ve Allah'ı pek az Onlar küfür ile iman arasında bocalayıp dururlar. Ne bunlara mü'minlere ne de şunlara kafirlere bağlanırlar. Allah kimi saptırırsa ona asla bir çıkar yol Ey iman edenler! Mü'minleri bırakıp da kâfirleri dost edinmeyin. Kendi aleyhinize Allah'a apaçık bir delil mi vermek istiyorsunuz?145. Şüphesiz ki münafıklar, cehennem ateşinin en aşağı tabakasındadırlar. Onlara hiçbir yardımcı da Ancak tövbe edenler, durumlarını düzeltenler, Allah'ın kitabına sarılanlar ve dinlerini Allah'a has kılanlar müstesnadır. Bunlar mü'minlerle beraberdirler. Allah mü'minlere büyük bir mükafat Eğer şükreder ve iman ederseniz, Allah size niye azab etsin ki? Allah şükrün karşılığını verendir, hakkıyla Allah, zulme uğrayanın dile getirmesi dışında, çirkin sözün açıklanmasını sevmez. Şüphesiz Allah, hakkıyla işitendir, hakkıyla Bir hayrı açıklar veya gizlerseniz, yahut bir kötülüğü affederseniz bilin ki, Allah da çok affedicidir, her şeye hakkıyla gücü 151. Şüphesiz, Allah'ı ve peygamberlerini inkar edenler, Allah'a inanıp peygamberlerine inanmayarak ayrım yapmak isteyenler, 'Peygamberlerin kimine inanırız, kimini inkar ederiz' diyenler ve böylece bu ikisinin imanla küfrün arasında bir yol tutmak isteyenler var ya;işte onlar gerçekten kafirlerdir. Biz de kafirlere alçaltıcı bir azap hazırlamışızdır152. Allah'a ve peygamberlerine iman edenler ve onlardan hiçbirini diğerlerinden ayırmayanlara gelince, işte onlara Allah mükafatlarını verecektir. Allah, çok bağışlayıcıdır, çok merhamet Kitap ehli, senden kendilerine gökten bir kitap indirmeni istiyorlar. Buna şaşma! Mûsâ'dan, bundan daha büyüğünü istemişler ve 'Allah'ı bize açıkça göster' demişlerdi. Böylece zulümleri sebebiyle onları yıldırım çarptı. Sonra kendilerine apaçık deliller gelmesinin ardından tuttular buzağıyı tanrı edindiler. Biz bunu da affettik ve Mûsâ'ya apaçık bir güç ve yetki Verdikleri sağlam sözü yerine getirmemeleri sebebiyle 'Tûr'u üzerlerine kaldırdık ve onlara, 'Tevazu ile kapıdan girin' dedik. Yine onlara, 'Cumartesi yasakları konusunda haddi aşmayın' dedik ve onlardan sağlam bir söz Verdikleri sağlam sözü bozmalarından, Allah'ın âyetlerini inkar etmelerinden, peygamberleri haksız yere öldürmelerinden ve 'kalplerimiz muhafazalıdır' demelerinden dolayı başlarına türlü belalar verdik. Onların kalpleri muhafazalı değildir, tam aksine inkarları sebebiyle Allah onların kalplerini mühürlemiştir. Artık onlar 157. Bir de inkarlarından ve Meryem'e büyük bir iftira atmalarından ve 'Biz Allah'ın peygamberi Meryemoğlu İsa Mesih'i öldürdük' demelerinden dolayı kalplerini mühürledik. Oysa onu öldürmediler ve asmadılar. Fakat onlara öyle gibi gösterildi. Onun hakkında anlaşmazlığa düşenler, bu konuda kesin bir şüphe içindedirler. O hususta hiçbir bilgileri yoktur. Sadece zanna uyuyorlar. Onu kesin olarak Fakat Allah onu kendisine yükseltmiştir. Allah üstün ve güçlüdür, hüküm ve hikmet Kitab ehlinden hiç kimse yoktur ki ölümünden önce, ona İsa'ya iman edecek olmasın. Kıyamet günü o İsa onların aleyhine şahit 161. Yahudilerin yaptıkları zulüm ve birçok kimseyi Allah yolundan alıkoymaları, kendilerine yasaklanmış olduğu halde faiz almaları, insanların mallarını haksız yere yemeleri sebebiyle önceden kendilerine helal kılınmış temiz ve hoş şeyleri onlara haram inkar edenlere de acı bir azap Fakat onlardan ilimde derinleşmiş olanlar ve mü'minler, sana indirilene ve senden önce indirilene iman ederler. O namazı kılanlar, zekatı verenler, Allah'a ve ahiret gününe inananlar var ya, işte onlara büyük bir mükâfat Biz Nûh'a ve ondan sonra gelen peygamberlere vahyettiğimiz gibi, sana da vahyettik. İbrahim'e, İsmail'e, İshak'a, Yakub'a, torunlarına, İsa'ya, Eyyüb'e, Yûnus'a, Hârûn'a ve Süleyman'a da vahyetmiştik. Davûd'a da Zebûr Daha önce kıssalarını sana anlattığımız peygamberler gönderdik. Anlatmadığımız nice peygamberler de gönderdik. Allah Mûsa ile de doğrudan Müjdeleyiciler ve uyarıcılar olarak peygamberler gönderdik ki, peygamberlerden sonra insanların Allah'a karşı bir bahaneleri olmasın. Allah mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet Fakat Allah sana indirdiğini kendi ilmiyle indirmiş olduğuna şahitlik eder. Melekler de buna şahitlik eder. Şahit olarak Allah Şüphesiz inkar edenler, insanları Allah yolundan alıkoyanlar derin bir sapıklığa Şüphesiz inkar edenler ve zulmedenler var ya Allah onları asla bağışlayacak ve doğru yola iletecek Allah onları ancak içinde ebedi kalacakları cehennemin yoluna iletir. Bu ise Allah'a çok Ey insanlar! Peygamber size Rabbinizden hakkı gerçeği getirdi. O halde kendi iyiliğiniz için iman edin. Eğer inkar ederseniz bilin ki, göklerdeki her şey, yerdeki her şey Allah'ındır. Allah hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet Ey Kitab ehli! Dininizde sınırları aşmayın ve Allah hakkında ancak hakkı söyleyin. Meryemoğlu İsa Mesih, ancak Allah'ın peygamberi, Meryem'e ulaştırdığı emriyle onda var ettiği kelimesi ve kendisinden bir ruhtur. Öyleyse Allah'a ve peygamberlerine iman edin, 'Allah üçtür' iyiliğiniz için buna son verin. Allah ancak bir tek ilahtır. O çocuk sahibi olmaktan uzaktır. Göklerdeki her şey, yerdeki her şey onundur. Vekil olarak Allah Mesih de, Allah'a yakın melekler de, Allah'a kul olmaktan asla çekinmezler. Kim Allah'a kulluk etmekten çekinir ve büyüklük taslarsa, bilsin ki, O, onların hepsini huzuruna İman edip salih ameller işleyenlere gelince, Allah onların mükafatlarını eksiksiz ödeyecek ve lütfundan onlara daha da fazlasını verecektir. Allah'a kulluk etmekten çekinenlere ve büyüklük taslayanlara gelince; Allah onları elem dolu bir azaba uğratacaktır ve onlar kendilerine Allah'tan başka bir dost ve yardımcı da Ey insanlar! Size Rabbinizden kesin bir delil Hz. Muhammed geldi ve size apaçık bir nur Kur'an Allah'a iman edip ona sımsıkı sarılanları ise Allah, kendisinden bir rahmet ve lütfa kavuşturacak ve onları kendisine varan doğru bir yola Senden fetva istiyorlar. De ki 'Allah size 'kelâle' babasız ve çocuksuz kimsenin mirası hakkında hükmünü açıklıyor Çocuğu olmayan bir kişi ölür de kız kardeşi bulunursa bıraktığı malın yarısı onundur. Eğer kız kardeşi ölür ve çocuğu da bulunmazsa, erkek kardeş ona varis olur. Eğer kız kardeşler iki iseler, erkek kardeşin bıraktığının üçte ikisi onlarındır. Eğer kardeşler erkekli kızlı iseler o zaman, bir erkeğe, iki kızın hissesi kadar pay vardır. Sapmayasınız diye Allah size hükmünü açıklıyor. Allah her şeyi hakkıyla bilendir.
Cuma günü“La İlahe İlla ente Ya Hannanü ya Mennanü ya bediassemavati vel ard.” Cuma günü“La İlahe İlla ente Ya Hannanü ya Mennanü ya bediassemavati vel ard.” bu dua ile dua eder ve Allah’dan isterse ,Allah mutlaka duanıza karşılk verir. Cuma günleri ve her gün şu istiğfar duasını çok okumalıdır Cuma günleri ve her gün şu istiğfar duasını çok okumalıdır Allahümmagfir li ve li abai ve ümmehati ve li ebnai ve benati ve li ihveti ve ehavati ve li-amami ve ammati ve li-ahvali ve halati ve li-zevceti ve ebeveyha ve li-esatizeti ve lil-müminine vel-müminat vel hamdü-lillahi Rabbilalemin “Estağfirullahel’azîm ellezî lâ ilâhe illâ hüvel hayyelkayyûme ve etûbü ileyh” Cuma günü sabah namazından önce, üç kere “Estağfirullahel’azîm ellezî lâ ilâhe illâ hüvel hayyelkayyûme ve etûbü ileyh” okuyanın, kendinin, ana ve babasının bütün günahları affolur CUMA DUASI CUMA-9 Yâ eyyuhellezîne âmenû izâ nûdiye lis salâti min yevmil cumuati fes'av ilâ zikrillâhi ve zerûl bey'a, zâlikum hayrun lekum in kuntum ta'lemûnta'lemûne.Manası Ey âmenû olanlar ölmeden önce Allah'a ulaşmayı dileyenler! Cuma günü namaza nida olunduğu zaman çağrıldığınız zaman hemen Allah'ın zikrine koşun ve alışverişi bırakın. İşte bu, sizin için daha hayırlıdır, keşke bilseniz. PERŞEMBE DUAMIZ Euzübillahimineşşeytanirracim rabbil alemin vel akıbetül mütttekin, vesselatü vesslamü ala resulüne Muhammedin ve ala alihi ve sahbihi ecmain. Ya Rabbel alemin. Ya Erhamerrahimin la ilahe illallah kalbimi karartma La ilahe illallah rızkımı azaltma. Kendi kapından başka kapı arartma. Dünyada ve Ahirette bunaltama. Tükenmez sabır azapsız kabir cümlemize nasip eyle Yarabbim. Ey bizi yoktan var eden varlığından haberdar eden ALLAHımız, okunmuş olan Kur-Anı Kerimi Yasin-i Şerifi Evradiyeyi Tebareke ve Amme süresini kabul makbul eyle Peygamberimiz Aleyhisselam Efendimiz hazretlerinin mübarek latif ruhuna hediye eyledik. Ahirette şefaatini Cennette komuşuluğunu cümlemize nasip eyle. Bütün peygamberlerin ruhuna hediye ettik. hepsini haberdar eyle Yarabbi. Cümlemizin ecdadımızdan ahirete intikal edenlerin ruhuna hediye ettik. Vasıl eyle Yarabbi. ruhlarını şad mestur taksiratlarını af ve mafiret eyle kabirlerini Pirnur makamlarını Cennet eyle Yarabbi. Vücudumuzu kaim nimetlerimizi daim sıhhatımızı müdavim evlatlarımızı alim eyle Yarabbi. Ağzımıza tat vücudumuza sıhhat evlattlarımıza itaat lütf eyle Yarabbi. Fakirlik gelmeden evvel nimetin meşguliyet gelmeden evvel boş vaktin ihtiyarlık gelmeden evvel gençliğin, hastalık gelmeden evvel sıhhatin, ölüm gelmeden evvel hayatın kıyametini bilmeyi bizlere lütf eyle Yarabbi. Amentüye tam inanan kalbi aşkın ile yanan seherlerde erken kalkan fevzü ilahine konan kullarından eyle Yarabbi. Zalim nefse dirgen vuran bir ömürlük dosyasını güzel amellerle dolduran kullarından eyle Yarabbi. Kabetullaha hazır olan kullarından eyle Yarabbi. Her yerde haddini bilen gönül aynasını silen, mahşerde el ağlarken beraat edip yüzü gülen kullarından eyle Yarabbi. Lüftu İlahine eren iman ile can veren firdevs cennetine giren orada cemalini gören kullarından eyle Yarabbi. Dertli kullarına deva borçlu kullarına eda, hastalara şifalar nasip eyle Yarabbi. Senin indinde kabul kullarının hürmetine bizim de şu anda yaptığımız duayı kabul ve makbul eyle Yarabbi. Aramızdan rabıtayı kesme kalp pencerelerimizi kapatma. Müslüman olarak getirdin Müslüman olarak Muhammedine götür. Ecel geldipte kabre konulduğumuzda Rabbin kimdir deyince Rabbim ALLAHü Teala nebim Muhammed Mustafa dinim İslam kitabım Kur-anı Azimi Şan, Müslümanım Elhamdülillah diyerek cevap vermek cümlemize nasip eyle Yarabbi. Burada bulunan Kur-an okuyan dinleyenlerinde bütün ölmüşlerinin ruhuna hediye ettik kabul eyle Yarabbi. Özellikle ev sahibinin annesinin, babasının ve bütün akrabalarının ruhuna hediye ettik. kabul eyle Yarabbi. ALLAHım bizi af eyle her derdimizi def eyle rızkımızı bol eyle, kabrimizi nur eyle Yarabbi. Evvelim ALLAH ahirim ALLAH kalbimde Beytullah Lailaheillallah Muhammedün Resulullah Eşhedü ve Resülühü diyerek çene kapatmak nasip eyle Yarabbi. ALLAHım şeytanın şerrinden kabirdeki yılanlardan çıyanlardan ölümün dehşetinden kabirin vahşetinden sıratın zulmetinden muhafaza eyle. Ölümün hayırlısı üç ayların birisi Yasinin yarısını okurken ölmek nasip eyle Yarabbi. Yarabbi tekrar Yarabbi Vağfirlena Zunübenna altı nesne ver bana biri iman, biri Kur-an, biri rahmet biri cennet, biri nasip, biri kısmet. .Bu altı nesneyi müşşeref eyle Yarabbi. Yarabbi dualarımızı Beytullahta yapılan dualara ilhak ile kabul eyle. Hz. Muhammed Peygamberimizin mübarek hürmetine erenler evliyalar şehitler hürmetine sana yalvaran yaralı gönüller hürmetine arşı alanın altına yazılan isimler hürmetine kürsünün üzerine yazılan isimler hürmetine kabul eyle Yarabbi. Amin. Sübhane Rabbike Rabbil İzzeti Amme Yesüfun Ve Selamün Alel Mürselin Velhamdülillahi Rabbil Alemin. ALLAH hazretleri, cümle Ümmet-i Muhammedin tutmuş olduğu oruçları, kılmış olduğu namazları, yapmış olduğu hayırları dergahı izzetinde kabul ve karin eylesin inşaAllah. Bizleri bu gecede affederek, günahlar deryasından çıkarsın. Kendisine layık KUL, Habibine layık ÜMMET eylesin inşaAllah. Dinimizi doğru bir şekilde öğrenerek hayatımızda uygulayabilmemizi nasip eylesin. Kur'an-ı Kerimi önce aklımıza, sonra kalbimize ve sonrada hayatımızda uygulayabilen kullarından eylesin inşaAllah. Ey Rabbimiz, bana dua edin, dua'nıza icabet edeyim buyuruyorsun, El açtık boyun büktük, kapına geldik, yüzümüzün karasına bakma, bizleri hicran ateşiyle yakma Ya Rabbi! Ey Rabbimiz, Hidayete tam erebilen kullarından eyle, Şeytanın vesvesesinden, Nefsimizin vesveselerinden bizleri muhafaza eyle! Sevgili ALLAH'ımız, bizleri seni bilen Emin Kullarından eyle! Ülkemizi Ezan'sız, Camii'siz, Camiil'erimizide İmamsız ve cemaatsiz bırakma Ya Rabbi! Ey ALLAH'ım, sen Affedicisin, Affetmeyi seversin, Ey Kerem ve İkram sahibi olan, Rahman ve Rahim olan Yüce Rabbimiz, Cümle Ümmet-i Muhammedi Affeyle! Amin İnşallah Okunan dualar sana malum sayısı ve dılekler ile sen dergahında kabul eyle . Zikir ...Hayra Niyet Cuma günü “LA İLAHE İLLALAHÜ'L MELİKÜ'L HAKKU'L- MÜBİN” 200 defa zikreden Kişi Allah'tan ne isterse günü Sabahı. Varlık Duası,Bol Kazanc Duası Aşağıdaki duayı 100 defa okuyunuz La ilahe illellahül melikül hakkul mübin muhammedün rasüllahi sadikul va’dül emin varlık duası,bol kazanc duasi, dualar,parasız kalmamak için okunacak Bol kazanç için , kazanç vefki,,musteri getiren ,varlık için dua,ticaret kazancı için ....hayra karşı .olsun kazançlarımız .harcamamız inşallah . hayırlı geceler dilerim dostlarım. Lale YÖN Tertip arkadaşlar 3 cuma yapılacak. Tertip arkadaşlar 3 cuma yapılacak. abdest alarak diz üstü secdede 3 ihlas 1 fatiha okuyarak peygamberin ruhuna hediye edin. Sonra her bir tesbih tanesine allahumme salli ala seyyidina Muhammed okuyarak tesbih oratsına gelince ya 49 ya da 51 de duruyosun . Allaha ne dileğin isteğin niyetin varsa dua ediyorsun sonra essaltü vessalamu aleyke ya resulullah esselatü vesselamu aleyke ya habiballah essaltüvessalamu aleyke ya seyyiden evveli ya velahiri vefilmeleğin ala illa yevmiddin deyip sonra tekrar alahümme salli ala seyyidina Muhammed devam et bitirince 3 ihlas 1 fatiha peygamberin ruhuna hediye et LALE YÖN Bir kimse 10 gün süreyle sabah ve akşam aşağıdaki duayı okursa ne isterse olur. Bir kimse 10 gün süreyle sabah ve akşam aşağıdaki duayı okursa ne isterse olur. Yef’alüllahü ma yeşaü bi kudretihi ve yahkümü mayüriydübi hz LALE YÖN Kul Hakkı..maddi manevi Kul hakkı, geniş bir kavram. Kulun bedenine ve malına yapılan tecavüzler maddî hukuk, kalp ve ruhuna verilen zararlar ise mânevî hukuk olarak değerlendirilmeli. Kulun maddî hukukuna en büyük tecavüz, öldürme hâdisesi. İnsanın yaşama hakkına son verme, onun bu kâinatla olan bütün münasebetlerini bir anda kesip atma, kulu, Rabbine ibadetten alıkoyma, İlâhî eserleri tefekkürden, rahmanî nimetlere şükürden menetme cinayeti. Allah’ı tesbih eden yetmiş trilyona yakın hücrenin bütün bu tespihlerini bir kurşunla delip geçme, yahut bir bıçakla kesip atma ihaneti.
yef alüllahü ma yeşaü hangi ayet