İnşirahSuresi ve İnşirah Suresinin anlamı nedir, elem neşrah leke sadrak suresi Arapça okunuşu, yazılışı ile tefsiri. İnşirah suresi Türkçe meali, İnşirah suresi anlamı demektir. Ayrıca İnşirah suresi meali ve tefsirini burada bulabilirsiniz. Buradan İnşirah Suresi okunuşunu İnşirah Sûresi Arapça kısmından öğrenerek İnşirah suresi ezberleyebilirsiniz
18Şub.2020 - #resimlisözler #şiir #edebiyat #özlüsözler #alintilar #anlamlisözler #güzelsözler #özelsözler #kitapalintilari #ünlüsözler #kisaşiir #şiiralintilari #kader #kadersözleri. özlü sözler, edebiyat, şiir hakkında daha fazla fikir görün.
Suadiyeaile hekimliği Inşirah ile ilgili sözler Tarkan'ın yeni şarkısıyla ilgili RTÜK iddiasıSearch for fermats room trailer with Ecosia and the ad revenue from your searches helps us green the desert . Ecosia is the search engine that plants trees. Inşirah ile ilgili sözler Tarkan'ın yeni şarkısıyla ilgili RTÜK iddiası
Bazıtefsirciler burada "vizr"i, "Onlar günahlarını sırtlarında taşıyorlar." (En`âm, 6/31) âyetinde olduğu gibi "ağır günah" mânâsına yorumlayarak, bunun kaldırılmasını, bu surette "Allah, senin günahından geçmişini ve geleceğini bağışlayacak." (Fetih, 48/2) gibi günahı bağışlamak mânâsına anlamışlardır.
İnşirahSuresi, Mekke döneminde inmiş olup, 8 ayetten oluşmaktadır. Kuran-ı Kerim’in doksan dördüncü suresi olup, Duha suresinden sonra Mekke’de inmiştir. Sureye ismini veren inşirah, açılmak, genişlemek manalarına gelmektedir. Rasûl-i Ekrem (s.a.v.) gönül ferahlığına kavuşturulduğu için bu isim verilmiştir.
9hN1cYJ. her zaman için ... Gönül ile aklı koydum kafese .. Biri " UMUT " diyor.. ,biri " KES " diyor . Çırpındıkça kaldım nefes nefese.... Biri " DAYAN " diyor, biri " PES " diyor....Yüreğim döndükçe döndüm ak kora , sabrım demir aldı , yelkenler fora. Gitmek istiyorum çok uzaklara . Biri "CAN " dıyor , biri "ES " diyor....!!
İnşirah Suresi ezberle Web Taraycınız bu özelliği desteklemiyor İnşirah Suresi Arapça Okunuşu بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ اَلَمْ نَشْرَحْ لَكَ صَدْرَكَۙ ﴿١﴾ وَوَضَعْنَا عَنْكَ وِزْرَكَۙ ﴿٢﴾ اَلَّذ۪ٓي اَنْقَضَ ظَهْرَكَۙ ﴿٣﴾ وَرَفَعْنَا لَكَ ذِكْرَكَۜ ﴿٤ فَاِنَّ مَعَ الْعُسْرِ يُسْرًاۙ ﴿٥﴾ اِنَّ مَعَ الْعُسْرِ يُسْرًاۜ ﴿٦﴾ فَاِذَا فَرَغْتَ فَانْصَبْۙ ﴿٧﴾ وَاِلٰى رَبِّكَ فَارْغَبْ ﴿٨﴾ İnşirah Suresi Okunuşu -Bismillâhi’r-Rahmâni’r-Rahîm. 1- Elem neşrah leke sadrâk. 2- Ve vada’nâ ’anke vizrâk. 3- Elleziy enkada zahrâk. 4- Ve refa’nâ leke zikrâk. 5- Feinne me’al’usri yusrâ. 6- İnne me’al’usri yusrâ. 7- Feizâ ferağte fensab. 8- Ve ila Rabbike ferğab. İnşirah Suresinin Anlamı, Meali -Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla. 1- Biz senin göğsünü açıp genişletmedik mi? 2-3 Belini büken yükünü senden alıp atmadık mı? 4- Senin şânını ve ününü yüceltmedik mi? 5-6 Elbette zorluğun yanında bir kolaylık vardır. Gerçekten, zorlukla beraber bir kolaylık daha vardır. 7-8 Boş kaldın mı hemen başka işe koyul ve yalnız Rabbine yönel. İnşirah Sûresi okunuşu ve anlamı İnşirah Suresi Tefsiri Hakkında Mekke döneminde inmiştir. 8 âyettir. İnşirah, açılmak, genişlemek demektir. Nuzül Mushaftaki sıralamada doksan dördüncü, iniş sırasına göre on ikinci sûredir. Duhâ sûresinden sonra, Asr sûresinden önce Mekke’de inmiştir. Konusu Sûrede Yüce Allah’ın Hz. Peygamber’e mânevî lutufları özetlenmekte, her güçlükle birlikte mutlaka bir kolaylığın olduğu bildirilerek Mekke’de putperestlerin baskısı yüzünden sıkıntı çeken Resûlullah ile müslümanlara teselli ve ümit verilmekte; onlardan Allah’a ibadet ve itaatlerini sürdürmeleri istenmektedir. İnşirah Suresi Arapça yazılışı ve Türkçe okunuşu Grafik İnşirah Suresinin Arapça harflerle yazılışını ve Türkçe okunuşunu gösteren grafik Tefsiri “Senin kalbini açıp genişletmedik mi?” diye çevirdiğimiz 1. âyetteki “şerh-i sadr” kavramını Râgıb el-İsfahânî, “kalbin ilâhî bir nur ile Allah tarafından bir huzur ve sükûnet, bir rahatlık ile genişletilmesi” şeklinde açıklamıştır el-Müfredât, “şrh” md.. Hz. Peygamber’in kalbinin açılıp genişletilmesi ifadesini, Zümer sûresinin 22. âyeti de dikkate alındığında, onun beşerî idrak kapasitesinin vahiy ile arttırıldığına ve âzami seviyeye çıkarıldığına işaret olarak anlamak uygun olur. Ayrıca müfessirler bunu, ona indirilen vahyi anlaması, koruması ve peygamberlik görevini yerine getirebilmesi için kendisine verilmiş olan zihin açıklığı, mâneviyat yüksekliği gibi mânalarla da açıklamışlardır. Bazı müfessirler ise Duhâ sûresinin devamı mahiyetinde olan bu âyetlerde, bir süre ara verilmiş olan vahyin yeniden başlamasıyla Hz. Peygamber’in mâneviyatının güçlendirildiğine değinildiği kanaatindedir. 2 ve 3. âyetlerde, Resûlullah’ın belini büktüğü bildirilen “yükün kaldırılması”ndan maksadın ne olduğu konusunda yapılan açıklamalar içinde bk. Râzî, XXXII, 4-5 en zayıf olanı “günahlarının, hatalarının bağışlanmış olması” şeklindeki yorumdur. Çünkü onun Câhiliye döneminde puta tapmadığı bilinmektedir, herhangi bir günah işlediği de sabit değildir. Esasen İslâm tebliğ edilmeden onun yasaklarını çiğnemenin günah olduğundan da söz edilemez. İslâm’dan sonra bazı ictihad hataları olmuşsa bunlar da –miktarı az olsa bile– ecir ve sevap vesilesidir. Çünkü isabetli ictihada on, isabetsiz ictihada bir sevap vardır Buhârî, “İtisâm”, 13, 21; Müslim, “Akziye”, 15; ayrıca bk. Tevbe 9/43; Fetih 48/2. Bize göre Allah’ın bir lutuf olarak onun omuzlarından kaldırdığı yük iki şekilde açıklanabilir a Arasında yaşadığı topluluğun inanç ve ahlâk yönünden içine düştüğü durumdan dolayı duyduğu ıstırabın İslâm sayesinde kaldırılması; b Bâtıla karşı verdiği çetin mücadelede birçok ilâhî destek ve inayete mazhar kılınması. Hz. Peygamber’in “adının ve sanının yüceltilmesi”ne müfessirler, Resûlullah’ın adının mukaddes kitaplarda zikredilmesini ve geleceğinin müjdelenmesini, kelime-i şehâdette onun isminin Allah’ın ismiyle birlikte yer almasını, gökyüzünde melekler, yeryüzünde müminler tarafından hürmetle anılmasını, Kur’an’da Allah’a itaatle birlikte ona da itaat edilmesinin emredilmesini örnek gösterirler bk. Şevkânî, V, 542. Âlemlere rahmet olarak gönderilmiş olması da bk. Enbiyâ 21/107 onun şanının yüceltildiğini ifade eder. Ayrıca bu âyeti, ileride Resûlullah’ın isminin ve tebliğ ettiği dinin bütün dünyada tanınıp yayılacağını bildiren bir müjde olarak anlamak da mümkündür. Yine, Kur’an’da onun müstesna niteliklerini, Allah katındaki konumu ve değerini açıklayan âyetler de bu bağlamda “adını sanını yüceltme” olarak değerlendirilebilir. Hz. Peygamber ve arkadaşları Mekke döneminde müşriklerin giderek değişik şekildeki işkencelere kadar varan baskılarından acı çekiyorlardı. Bu durum hem peygamberi hem de müminleri üzüyordu. Yüce Allah resulünü ve müminleri teselli edip gönüllerini rahatlatmak için bu âyetleri indirerek sıkıntılardan sonra ferahlığın ve başarının geleceğini müjdelemiştir. Rivayete göre bu sûre inince Hz. Peygamber, 5 ve 6. âyetlerde güçlüğün yanında kolaylığın da bulunacağının iki defa zikredilmesini göz önüne alarak, kendisine inananlara, “Müjdeler olsun! Size kolaylık geldi; artık bir güçlük iki kolaylığa asla galip gelemez!” buyurmuştu Muvatta’, “Cihâd”, 6; Taberî, XXX, 151. Oldukça muhtasar ve değişik şekillerde açıklanmaya elverişli olan “O halde önemli bir işi bitirince diğerine koyul” meâlindeki 7. âyetle ilgili olarak çok farklı yorumlar yapılmıştır meselâ bk. Taberî, XXX, 152; Râzî, XXXII, 7. Bize göre İbn Âşûr’un, âyeti herhangi bir özel iş ve ibadetle sınırlamadan, “Önemli işlerden birini tamamlayınca ardından başka bir işe yönel ki böylece bütün vakitlerini önemli işlerle değerlendirmiş olasın” şeklindeki açıklaması isabetli görünmektedir XXX, 416-417. Bu yoruma göre âyette Resûlullah’a ve onun şahsında müslümanlara bütün vakitlerini hayırlı ve yararlı faaliyetlerle değerlendirmeleri, ibadet, dua, tebliğ ve irşad gibi dinî faaliyetlerin de; çalışma, üretme, öğrenme-öğretme, yardımlaşma ve dayanışma gibi dünyevî faaliyetlerin de hakkını vermeleri emredilmiştir. Son âyette ise kişinin, gerek çalışmasında gerekse ibadetinde yalnız Allah’a yönelmesi, her işini öncelikle O’nun rızasını gözeterek yapması, ne diliyorsa O’ndan dilemesi, ne istiyorsa O’ndan istemesi emredilmiştir. Kaynak Kur'an Yolu Tefsiri Cilt5 Sayfa643-644
İnşirah ne demek? İnşirah suresi ne zaman ve nerede nüzul olmuştur? İnşirah suresi kaç ayet? İnşirah suresi ne anlatıyor? İnşirah Elem neşrah leke sadrak suresi ne için okunur? İnşirah suresinin fazileti ve sırları nelerdir? İnşirah suresinin okunuşu, anlamı ve tefsiri nasıldır? İnşirah suresi kaç kere okunmalı? İnşirah suresi Arapça ve suresi, Mekke döneminde nazil olmuştur. İnşirah suresi 8 ayettir. İnşirah; açılmak, genişlemek demektir. İNŞİRAH SURESİ DİNLE - FATİH ÇOLLAK İNŞİRAH SURESİ ARAPÇA İNŞİRAH SURESİ TÜRKÇE OKUNUŞU* *Türkçe okunuşlarından Kur'an-ı Kerim okumak uygun görülmemektedir. Ayetler Türkçe olarak arandıkları için aramalarda çıkmak için sitemize eklenmiştir. Bismillâhirrahmanirrahim. Elem neşrah leke sadrek. 2-3. Ve vada’nâ ’anke vizrek. Elleziy enkada zahrek. Ve refa’nâ leke zikrek. 5-6. Feinne me’al’usri yüsrâ. İnne me’al’usri yüsrâ. 7-8. Feizâ ferağte fensab. Ve ila Rabbike ferğab. İNŞİRAH SURESİ ANLAMI Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla Biz senin göğsünü açıp genişletmedik mi? 2-3. Belini büken yükünü senden alıp atmadık mı? Senin şânını ve ününü yüceltmedik mi? 5-6. Elbette zorluğun yanında bir kolaylık vardır. Gerçekten, zorlukla beraber bir kolaylık daha vardır. 7-8. Boş kaldın mı hemen başka işe koyul ve yalnız Rabbine yönel. İNŞİRAH SURESİ TEFSİRİ 1. Biz senin göğsünü açıp genişletmedik mi? Yüce Allah, Habîb-i Ekrem’ine olan lutuflarını sayarak, onun bir taraftan risâletin ağır yükü, diğer taraftan da müşriklerden gelen aşırı baskılar altında daralan gönlünü teselli ediyor, ferahlatıyor, huzura kavuşturuyor. Burada Efendimiz ihsan edilen üç büyük ilâhî nimet hatırlatılır 2. Cenâb-ı Hak onu şerh-i sadra nâil kılmıştır. اَلشَّرْحُ şerh, açma, genişletme; اَلصَّدْرُ sadr göğüs anlamındadır. “Şerh-i sadr” ise, göğsü açıp genişletmek demektir. Allah tarafından bahşedilecek gönül rahatlığı, ilâhî bir nûr ve ruh ile onu geniş hale getirmektir. Şerh-i sadr’dan asıl maksad, neticesi mârifet ve itaat olan manevî bir genişlemedir. Bu yolla kalpten Allah rızâsından başka bütün tasa ve düşünceler çıkar. Böylece kalp, ne dünyalık bir şey umar, ne de dünya ile alakalı bir şeyden korkar. Bilindiği üzere kalbin dünyaya arzu duyması onun, aileye, çoluk çocuğa, onların faydasına olan şeyleri elde edip zararına olanları defetmeğe bağlanıp kalmasıdır. Korkusu ise, düşmanlarından korkmasıdır. Allah kulun kalbini genişletince onun gözünde dünyalık her şey değerini yitirir; bunların sivrisinek kadar kıymeti kalmaz. Böylece ne onlara rağbet eder, ne de onlardan korkar. Allah’ın dışında her şey, onun gözünde adeta yok hükmünde olarak kalbi bütünüyle Allah’ın rızâsını kazanmaya yönelir. Şu hadis-i şerif bu hakikati anlatır Bir gün ashâb-ı kirâm Efendimiz “− Ey Allah’ın Rasûlü! Göğüs açılır mı?” diye sordular. Peygamberimiz “− Evet” buyurdu. Onlar “− Alameti nedir?” diye sorduklarında ise Efendimiz “− Aldanma yurdundan uzaklaşmak, ebediyet yurduna yönelmek ve gelmeden önce ölüm için hazırlık yapmaktır” şeklinde cevap verdi. Taberî, Câmiu’l-beyân, VIII, 37 Buna göre “şerh-i sadır”dan maksat, Peygamberimiz göğsünün mânevî bir inşiraha kavuşmasıdır. Resûl-i Ekrem peygamberliğin ilk sıralarında karşılaştığı şiddetli düşmanlıklar ve engellemeler yüzünden göğsü daralmış, insanlar ve cinlerle uğraşmak önce ona zor ve ağır gelmişti. Fakat Allah Teâlâ ona yardım ve inâyetini gönderdi. Göğsünü genişletti. Böylece o, bütün zorlukları aşma gücü ve imkânı buldu. Yüklenmiş olduğu her meşakkat gözünde küçüldü. Kalbinden bütün keder ve düşünceler çıktı. Orada tek düşünce olarak yalnız Rabbini razı etme düşüncesi kaldı. Şu halde “göğsün genişletilmesi”, Efendimiz’in, dünyanın değersizliğini ve esas hayatın âhiret hayatı olduğunu tam olarak bilmesidir. “Allah, kimi doğru yola erdirmek isterse onun göğsünü İslâm’a açar…” Enâm 6/125 ayeti de bu mânadadır. Bu sebepledir ki, İbn Abbas “Elem neşrah...” ayetini, “Allah onun göğsünü İslâm’a açtı” şeklinde tefsir eder. bk. Buhâri, Tefsir 94 3. Belini çatırdatan yükü kaldırmıştır. Burada kullanılan اَلْوِزْرُ vizr kelimesinin hem “günah”, hem de “ağır yük” mânası vardır. Efendimiz hâline uygun olanı “ağır yük” olarak anlaşılmasıdır. Çünkü Resûlullah peygamberlik öncesi hayatı da çok nezih geçmiştir. Asla putlara tapmamış, İslâm’ın günah saydığı hiçbir iş yapmamıştır. Nübüvvetten sonra, Kur’ân-ı Kerîm’de de zaman zaman işaret edildiği üzere bazı ictihat hataları olmuşsa da, bunlar günah değil, ecir ve sevap vesilesidir. Dolayısıyla burada Efendimiz sırtından kaldırılan yük, arasında yaşadığı toplumun inanç ve ahlâk yönünden içine düştüğü fecî durumdan dolayı duyduğu ıstıraptır. Cenâb-ı Hak, ona gönderdiği vahiyle bu yükü onun sırtından kaldırmış, ona ne yapacağını öğretmiştir. Ayrıca Peygamberimiz İslâm’ı tebliğ ederken düşmanların çok şiddetli tepkileriyle karşılaşıyordu. Bâtıla karşı verdiği bu çetin mücadelede birçok ilâhî yardım ve inayete mazhar kılınarak, belini çatırdatan o ağır yük hafifletilmiştir. 4. Şan ve şerefini yüceltmiştir. Allah Resûlü peygamberlikten önce toplum içinde yaşayan diğer fertlerden bir fertti. Tanınmış, meşhur biri değildi. Allah Teâlâ ona nübüvvet ve risâlet vererek şânını yüceltti. Kısa zamanda ünü arttı. müslümanların sayısı arttıkça onun ünü de arttı. Henüz hayattayken tüm Arabistan halkının gönlünde onun muhabbeti çarpmaya başladı. Vefâtından sonra da şanı şöhreti tüm dünyaya yayıldı. Gün geçtikçe ona inananlar artmakta ve onun emsalsiz şahsiyeti daha iyi anlaşılmaktadır. Dünyada iki milyara yakın müslüman her namazda ona salavat okumakta, namaz dışında da ona milyonlarca salât ve selâm göndermektedir. Günde beş vakit dünyanın her bir yerinde aralıksız okunan ezanlarda Allah Teâlâ’nın ismiyle beraber onun ismi de ufuklarda çınlamaktadır. Kelime-i şehâdette Rabbimizin zikriyle onun zikri de büyük bir iman, saygı ve edeple tekrarlanıp durmaktadır. Kur’an ona itaati Allah’a itaat saymıştır. bk. Nisâ 4/80 Onun âlemlere rahmet olarak gönderildiğini ilan etmiştir. bk. Enbiyâ’ 21/107 Gökyüzünde melekler, yeryüzünde müminler tarafından hürmetle anılmaktadır. bk. Ahzâb 33/56 İşte ona nasip edilen bu cihanşumûl şeref, tâzim ve muhabbet, Allah’ın ona büyük bir lütfu ve rahmeti, “onun zikrini yüceltmesi”nin pek hayırlı bir neticesidir. Öyleyse şunu hatırdan çıkarmamak gerekir ki 5. Elbette zorluğun yanında bir kolaylık vardır Her zorlukla beraber elbette bir kolaylık bulunduğu iki kez tekitle vurgulanır. Bu ilâhî müjde, zorluklara göğüs germe, sabretme ve tahammül gösterme açısından mü’min gönülleri teselli, gayret, aşk ve muhabbetle doldurur. Nitekim bu âyetlerin indiği zamanda Allah Resûlü ve beraberindeki bir avuç sahabî, müşriklerin bin bir türlü eziyet, işkence ve baskıları altında ıstırap çekiyorlardı. Bu hal hem Efendimiz hem de müminleri üzüyordu. Yüce Allah bu müjde ile onlara, şimdi pek çok sıkıntılarla ve zorluklarla karşılaşsalar da sonunda İslâm davasının başarıya ulaşacağını, bu zorlukların ardından kolaylıkların geleceğini müjdelemektedir. Bu sûre nâzil olunca Resûlullah her zorluğun yanında mutlaka bir kolaylığın da bulunacağının iki kez zikredilmesinden hareketle, mü’minlere “Müjdeler olsun! Size kolaylık geldi; artık bir zorluk iki kolaylığa asla galip gelemez!” buyurmuştur. Muvatta, Cihad 6 Efendimiz bu müjdesini şâir şu beyitleriyle ne güzel terennüm eder “Zorlukların ve sıkıntıların içinde boğulduğun zaman İnşirâh sûresi üzerinde derin derin tefekkür et. Çünkü orada bir zorlukla beraber iki kolaylığın olduğu” müjdelenmektedir. Bunu düşünüp anladığın zaman ferahlarsın.” Bu mânevî ve ruhî gerçekleri dikkate alıp 6. Gerçekten, zorlukla beraber bir kolaylık daha vardır. Her zorlukla beraber elbette bir kolaylık bulunduğu iki kez tekitle vurgulanır. Bu ilâhî müjde, zorluklara göğüs germe, sabretme ve tahammül gösterme açısından mü’min gönülleri teselli, gayret, aşk ve muhabbetle doldurur. Nitekim bu âyetlerin indiği zamanda Allah Resûlü ve beraberindeki bir avuç sahabî, müşriklerin bin bir türlü eziyet, işkence ve baskıları altında ıstırap çekiyorlardı. Bu hal hem Efendimiz hem de müminleri üzüyordu. Yüce Allah bu müjde ile onlara, şimdi pek çok sıkıntılarla ve zorluklarla karşılaşsalar da sonunda İslâm davasının başarıya ulaşacağını, bu zorlukların ardından kolaylıkların geleceğini müjdelemektedir. Bu sûre nâzil olunca Resûlullah her zorluğun yanında mutlaka bir kolaylığın da bulunacağının iki kez zikredilmesinden hareketle, mü’minlere “Müjdeler olsun! Size kolaylık geldi; artık bir zorluk iki kolaylığa asla galip gelemez!” buyurmuştur. Muvatta, Cihad 6 Efendimiz bu müjdesini şâir şu beyitleriyle ne güzel terennüm eder “Zorlukların ve sıkıntıların içinde boğulduğun zaman İnşirâh sûresi üzerinde derin derin tefekkür et. Çünkü orada bir zorlukla beraber iki kolaylığın olduğu” müjdelenmektedir. Bunu düşünüp anladığın zaman ferahlarsın.” Bu mânevî ve ruhî gerçekleri dikkate alıp 7. Boş kaldın mı hemen başka işe koyul. İnsan ömrü o kadar kısa ve âhiret hayatı için o kadar mühimdir ki, onun bir saniyesini bile boşa geçirmek akıl kârı değildir. Zira bir insanın hiçbir şey yapmadan boşu boşuna oturması yahut gerek dünyevî olsun gerek uhrevî olsun hayrına olmayan lüzumsuz bir işle meşgul olması, onun düşüncesinin bozukluğuna, aklının kıtlığına ve derin bir gaflet içinde bulunduğuna işarettir. Nitekim âyet-i kerîmede, “Kurtuluşa erecek o mü’minler, her türlü boş söz ve faydasız işlerden yüz çevirirler” Mü’minûn 23/3 buyrulur. Bu sebeple hayatın her ânını, her dakika ve saatini Allah Teâlâ’nın râzı olacağı ibâdet, taat, hizmet, cihad ve tebliğle doldurmak gerekir. Mesela farz bittiyse nâfileye, namaz bittiyse duaya, dua bittiyse Kur’an kıraatine, o bittiyse zikre ve tefekküre geçmek; o bittiyse fayda verecek bir başka mühim işe, o bitince de bir başka mühim işe sarılmak lazımdır. Böylece ibâdetin ve hayırlı işlerin zorluklarına katlanınca, bunlara müjdelenen kolaylık da artarak devam edecektir. Ancak gelen kolaylık tembelliğe sebep olmamalı, daha çok çalışmaya teşvik etmelidir. Nitekim bir şâirimiz de başarıya erişmek için usulüne uygun tarzda devamlı ve ciddi çalışmanın gereğini ifade sadedinde şöyle der “Şem’-i ikbâlini târ eylemesün derse felek Kişi yaktığı çerâğ üstüne pervâne gerek.” Veysî “Bir insan, saadet ve ikbâlini muhafaza etmek istiyorsa, dâimâ işinin, eserinin başında bizzat bulunmalı, bir pervâne gibi onun etrafından ayrılmamalıdır.” 8. Yalnız Rabbine yönel. Dolayısıyla bu âyetlerle her anı, ebedi hayatta pişmanlık sebebi olmayacak, bilakis rızâ ve hoşnutluk vesilesi olacak hayırlı niyet, söz, fiil ve amellerle değerlendirmek öğütlenir. Bu işleri yaparken de kulun Allah’tan gâfil olmaması, gönlünü hep O’na yöneltmesi, O’nun rızâsını ve muhabbetini araması ve ne istiyorsa O’ndan istemesi talep edilir. Çünkü kula yardım edecek olan, başkası değil, sadece Allah’tır. Duhâ ve İnşirâh sûreleri, özellikle Resûlullah Hak katındaki şerefini bildirip tebliğ ettiği İslâm’ın tüm dünyaya yayılacağını, dolayısıyla nimetten o nimeti bahşedene geçerek yalnız Allah’a yönelmek gerektiğini hatırlattı. İNŞİRAH SURESİ HAKKINDA BİLGİLER İnşirah suresi, Mekke döneminde nazil olmuştur. İnşirah suresi 8 ayettir. İnşirah; açılmak, genişlemek demektir. İnşirah Suresinin Nüzulü İnşirah suresi, Mushaftaki sıralamada doksan dördüncü, iniş sırasına göre on ikinci sûredir. Duhâ suresinden sonra, Asr suresinden önce Mekke’de inmiştir. İnşirah Nedir, Ne Anlama Gelir? İnşirah “açılıp genişlemek, huzura kavuşmak” anlamlarına gelmektedir. İlk âyetinde aynı kökten olan fiil kullanıldığı ve Hz. Peygamber’in gönül ferahlığına ve huzura kavuşturulduğu bildirildiği için sûre “İnşirah” adını almıştır. Ayrıca “Şerh, Elem neşrah” adlarıyla da anılmaktadır. İnşirah Suresinin Konusu Sûrede Yüce Allah’ın Hz. Peygamber’e mânevî lutufları özetlenmekte, her güçlükle birlikte mutlaka bir kolaylığın olduğu bildirilerek Mekke’de putperestlerin baskısı yüzünden sıkıntı çeken Resûlullah ile Müslümanlara teselli ve ümit verilmekte; onlardan Allah’a ibadet ve itaatlerini sürdürmeleri istenmektedir. Kaynak NAMAZDA OKUNAN SURELER Fatiha Suresi Fecr Suresi Fil Suresi Kureyş Suresi Maun Suresi Kevser Suresi Kafirun Suresi Nasr Suresi Tebbet Suresi Felak Suresi Nas Suresi İslam ve İhsan
İnşirah Suresi Elem Neşrah, Duha suresinden sonra Mekke’de inmiştir. Kuran-ı Kerim mushaf sıralamasında 94, iniş sırasına göre de 12. suresi olup 8 ayetten oluşmaktadır. Duha suresinden sonra nazil olan İnşirah Suresi, konu itibarıyla da Duha suresi ile yakından ilgilidir. Mekki sure olup Şerh Suresi olarak da isimlendirilmektedir. İnşirah, genişlemek, açılmak, ferahlamak manasına gelmektedir. İlk ayette Peygamber Efendimiz göğsünün huzura kavuşturulmasından söz edildiği için bu adı almıştır. Bu ferahlık, kalbinin iman ile rahatlatılması, hikmet ve bilgi ile aydınlatılması ve günahlardan arındırılmasıdır. Surede; Hz. Peygamber verilen kimi nimetler, buna karşılık O’ndan istenen kulluk yer alır. İnşirah Suresinin Konusu; Bu surede Yüce Allah’ın Hz. Peygamber manevi lütufları özetlenmekte, her güçlükle birlikte mutlaka bir kolaylığın olduğu bildirilerek Mekke’de putperestlerin baskısı yüzünden sıkıntı çeken Resûlullah ile Müslümanlara teselli ve ümit verilmekte; onlardan Allah’a ibadet ve itaatlerini sürdürmeleri istenmektedir. İnşirah suresi konu itibarıyla Duha suresine çok benzer. Duha ve İnşirah, tabiri caizse motivasyon sureleridir. Özellikle şu ayetler, ilk muhataptan son muhataba kadar herkesin yüreğini genişletmeye yeter “Her zorlukla birlikte bir kolaylık vardır, evet evet; her zorlukla birlikte bir kolaylık vardır.” 5-6 İnşirah Suresinin Faziletleri; Elem Neşrah suresini günde 7 kez okumaya devam eden kimseler kalp sıkıntısından kurtulur, bol rızka kavuşur. Bu sureyi okuyan keder ve elemden korunur, stres ve bunalımları giderir. Sinir bozukluğunu giderir, hafızayı kuvvetlendirir. Okuyanın rızkı bollaşır, fakirlikten korunur. Namazlardan sonra okuyanların işi kolaylaşır, tembellikten kurtulur, kederli durumda iseler ferahlığa çıkarır. Kalbi huzura kavuşur ve rahatlık içinde bulunur. Ayrıca İbn Âşûr’un ile ilgili şu açıklaması da dikkat çekici ve Müslümanlara yol göstericidir “Önemli işlerden birini tamamlayınca, ardından başka bir işe yönel ki böylece bütün vakitlerini önemli işlerle değerlendirmiş olasın” Arapça bir beyitte şöyle denilir Izâ dâkat bike’d-dunya fe fekkir fî Elem Neşrah Fe usran beyne yusrayni izâ fekkertehu fefrah “Dünya seni bunalttığında hemen Elem Neşrah suresini düşün. Bir zorluğun iki kolaylık arasında durduğunu düşün ve ferahla!” Daha birçok fazileti ve faydası olan bu sure ile ilgili olarak müstakil İnşirah Suresi Faziletleri bölümümüze göz atmanızı öneririz. ELEM NEŞRAH İNŞİRAH SURESİ ARAPÇASI İNŞİRAH SURESİ OKUNUŞU Bismillahirrahmânirrahîm 1- Elem neşrah leke sadrek 2- Ve vedagnâ anke vizrake 3- Ellezî enkada zahrake 4- Ve rafe’nâ leke zikrak 5- Fe inne meal usri yusrân 6- İnne meal usri yusrâ 7- Fe izâ feragte fensab 8- Ve ilâ rabbike ferğab İNŞİRAH SURESİ ANLAMI MEÂLİ 1- Ey Muhammed! Senin göğsünü açıp genişletmedik mi? 2-3- Belini büken yükünü üzerinden kaldırmadık mı? 4- Senin şânını yükseltmedik mi? 5- Şüphesiz güçlükle beraber bir kolaylık vardır. 6- Gerçekten, güçlükle beraber bir kolaylık vardır. 7- Öyleyse, bir işi bitirince diğerine koyul. 8- Ancak Rabbine yönel ve yalvar. İNŞİRAH SURESİ DİNLE
inşirah ferahlığı ile ilgili sözler